·190 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Mart 2020 15:35 "Ausgang" diğer adıyla "Çıkış"
Hayatın içine sıkışmış, bir kısmı kendi dilini unutmuş, bir kısmı savaşın içinde kalmış -belki bireysel savaşlar- bir kısmı yaşlılığın verdiği yalnızlığı yaşayan insanların kendi çıkışlarını aramasının öyküsü... Belki de bizim çıkışımızın ya da "çıkışsızlığımız"ın...
.
Eserin içinde epey bir kahraman var. Ancak roman, anlatıcının seslendiği ve ismi romanda yalnız bir yerde geçen gencimiz Hami Pazarlı'yla günlükler aracılığıyla onun hayatını gözlemleyebildiğimiz Onnik Efendi çevresinde ilerliyor.
.
Onnik Efendi, artık ömrünün sonlarına yaklaşmış, bir başına yaşayan, çok sevimli yardımsever bir amcamız. Günlük tutmayı da seviyor. Eser'in içinde şu diyalogda dikkat çekici. "İnsan neden günlük yazar ki, diye soruyor içlerinden biri. Kaç yaşında olursa olsun insan anlaşılmak istiyor, diyor diğeri. Onnik de "Zihnim, eskiyen yapıların kağşaması gibi çözüldü, çözülecek." diyerek onlara cevap veriyor sanki.
.
Eserde dikkat çeken bir başka konu da "sınır" kavramı. "Ülke nedir? Sınır nedir? Dil nedir?" (S.91) diyerek bizleri bu kavramlar üzerine düşündürüyor. "Yeryüzünün en özgür olmayanıyız." (S.145) diyor sonra. Kendi sınırlarımız içinde yaşar gideriz. "Durmadan kendi kabuğumuzun dışına çıkma deneyi yapıyor ama bu deneyde başarısız oluyoruz..." (S.156) -Bernhard- alıntısıyla yine kendi sınırlarımıza dikkat çekiyor. Ve belki de eserin çoğunun geçtiği mekân olan "Ada". Bir metafor olarak sınırları için mi seçildi acaba?
.
Bunlar dışında Serkan Türk'ün şairlik yönünün de eserin içine sıklıkla sirayet ettiğini söylemeliyim.
.
"Kendini kimin yerine koydun da dinledin bütün bu şarkıları? Kimin kinini yük ettin sırtına? (S.174)