Kitabı yeni bitirdim, öncelikle beğendiğimı ifade etmek isterim ama açıkçası edebi yönden çok başarılı bulmadım, doğa betimlemeleri başarılı değil, fakat insanlar arası ilişkiler ve konuşmalar sanki gerçek hayattan alınmış izlenimi veriyor. Konu; aslında bir kaç konu iç içe geçmiş durumda bazen toplumsal yozlaşmanın sorumlulugunu dine ve din adamlarına yüklüyor gibi bazan dini ve din adamlarını aklıyor gibi. Bence en başarılı işlediği konu kitaba ismini veren Bora'nin cinsel kimliği değil, toplumumuzun bazı kesimlerinde kadının bir birey olarak var olamayışı ve yaşadığı sorunlar, bence bu konu Bora'nın cinsel kimliğine kurban edilmiş gibi. Dostlukta güzel işlenmiş fakat bu konuyu da Recebin Cemileye karşı olan aşkına kurban etmiş gibi yazar. Kitabın sonu aceleye getirilmiş gibi, tabi buda yazarın tercihi. Birde, cinsel kimliği oturmamış orta ve lise dönemi gençlerin okuması konusunda çekince belirtmek isterim.