Bora'nın Kitabı 2. Kitap

7,7/10  (100 Oy) · 
563 okunma  · 
65 beğeni  · 
2.109 gösterim
"Yorgunum!

Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken... Daha sonra yüzleşirken... Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda... Kendimle barışırken... Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken... Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken... Yoruldum!

Acımasız günlerin gölgesinde geçen çocukluğunun yaralarını sarmak ve geçmişini silmek için İstanbul'a gelen genç bir adam: Bora. Tam hayatını değiştiren aşkı bulup umudu yeşerdiğinde, geçmişi yeniden karşısına çıkacak ve kendi öyküsünü anlattığı Bora'nın Kitabı onu bir girdabın içine sürükleyecek.

Gizli Anların Yolcusu'ndan tanıdığımız Bora'nın hazin öyküsüyle Ayşe Kulin, sadece genç bir adamın kişisel varoluş mücadelesini değil, bu coğrafyanın zorlu koşullarında bir insan, bir âşık, bir birey olabilmenin imkânsızlığını da anlatıyor.

Bora'nın Kitabı kabuğundan sıyrılmaya ant içmiş insanların büyük mücadelesinin romanı.

 
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9786051415284
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Başucumda Kitap 
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Biraz önce kitaplığımın yanına gittim ve her zamanki gibi beni en çok etkileyen kitaplardan birini aldım elime: Boranın Kltabını! Kitabı okumamın üzerinden aylar geçmesine rağmen benim üzerimde tesirini devam ettiriyor Bora. Bilmiyorum belki kendime bazı özelliklerinle benzettiğimden midir yoksa Ayşe Kulinin akıl almaz yazma becerisinden midir. Soruların cevabını merak ettiğim de söylenemez açıkcası. Herneyse. Biraz da kitap hakkında yorum yapacaksam eğer demek istiyorum ki ; Ah Boram! Ne yaptın be Boram! İsmini değiştirdin, yolunu yordamını değiştirdin ama sözünü unuttun. En yakın arkadaşına verdiğin sözlerini unuttun. En sevdiğin kardeşine verdiğin sözleri unuttun. Sürer mi hayat bir gün karşılaşır mıyım korkuyusuyla be? Anlamışsınızdır bu kitaptan ne kadar etkilendiğimi. Köyde, doğuda büyüyen ve farklı addedilen bir çocuğun hikayesidir Boranın Kitabı. O da herkes gibidir fakat hemcinslerine meyillidir. Bunu bir farklılık sanar. Olmaması gereken birşey sanar. Böyle büyür. Bu düşünce de içten içe onu yer bitirir. Her anını bu farklılığı düşünmekle, dışlanmakla, tecavüze uğramakla geçiren Bora kendine bir söz verir ve o köyden uzaklaşır. Uzaklaştıktan sonra ismini değiştirir. Tanınmamak ister. Bir gün yolda giderken arkadaşının onu eski ismiyle çağırması ve onu tanıması hikayeyi baştan almasına yol açar. Roman kâh bir sayfada köyü, oradaki hayatı ve yaşanmışlıkları anlatır kâh diğer sayfada günümüzü ve o anki eylemlerini anlatır. Her hissi, her düşünceyi iliklerinize kadar hissettirir Ayşe Kulin size bu kitapta. Alın okuyun. Aslında Seridir. Gizli Anların Yolcusu birinci kitaptır fakat ben ilk kitabın son yarısını bitirmeden borayı okudum. Hiç de sorun olmadı. Ayşe Kulin alışılagelmiş yazarların çok dışında. Seriyi ayrı ayrı da okuyabiliyorsunuz. Böyle yazar zor bulunur demek istiyorum. Bulursanız eğer böylesini yalvarırım kitap felan çıkarması için ona dua edin. Çünkü böyle yazarlara çok ihtiyacımız var. Olacak.

Ebru Hacıalioğlu 
27 Kas 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Bu kadar etkileyici olacağını düşünmemiştim itiraf ediyorum! "Gizli Anların Yolcusu" kadar etkileyici olacağını düşünmüştüm ama bu roman daha güçlü, daha sarsıcı, daha gerçek, daha acıtıcı ve daha da cesur. Bora'nın hayatını, Bora'nın ağzından anlatıyor bu roman, Bora'nın kişisel, ruhsal, bedensel, duygusal mücadelesini. Gerçek olduğunu bildiğimiz köy hayatındaki kokuşmuşluklar var romanda, kadının ne denli aşağılandığı, et parçası sayıldığı, nasıl cinsel bir meta olduğu çok net önünüze seriliyor ve her şekilde bu toprakların kadınlarının nasıl acılar içerisinde hayatta kalma mücadelesi verdiğini okuyoruz. Cinsel konulardaki bastırılmışlığın ne denli korkunç boyutlara taşındığını (din hocalarının kuran kursuna gelen kız ve özellikle de erkek çocuklara tecavüzleri gibi) okumak içler acısı, ama okunmalı, yazılmalı ve anlatılmalı. Gizli kaldıkça, bilmedikçe, bu gerçeklere göz kapadıkça daha daha daha şiddetli geliyor çünkü şiddet.

serçin cevizlidere 
06 Haz 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

ayşe kulinin gizli anıların yolcusu kitabının devamı olarak okudum ve merak içinde başlamıştım öyle de devam etti. ancak biz burada farklı yaşarken doğu tarafında bu tarz olayların olması içler acısı. kim bilir kaç kişi aynı şeyi yaşadı ama dışarı vuramadı gizledi. ayşe kulin bu konuyu ele alarak bazı olaylarında varolduğunu bize göstermiş bulunmaktadır..

Dr. Elmyra 
21 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Öncelikle "Gizli Anların Yolcusu" kitabından sonra okunmalı. İlk kitapta farklı gözden bakarken burada farklı açıdan değerlendiriyorsunuz. İki kitap birbirini tamamlıyor. Çok ustaca yazılmış.

Ceren Acer 
10 Tem 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ayşe Kulin aslında kalemi güçlü yazarlardandır. Bora'nın Kitabı romanını da oldukça değişik bulmama rağmen, Ayşe Kulin gibi usta bir yazarın böylesine basit olay örgüsünden oluşan romana imza atması beni oldukça şaşırttı desem yeridir. Roman kendi hayatımızı irdelememizi sağlaması açısından başarılı ama, yazar keşke daha dişe dokunur, tekrar tekrar okunabilecek bir olay örgüsünün kitabına imza atmış olsaydı. Tema olarak ilginç bir kitap zaten onu kabul ediyorum ama harika diyemeyeceğim. İki erkeğin ilişki yaşayışını okumak sıkıcıydı bana göre.

Zeynep 
05 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Serinin ikinci kitabı olmasına rağmen, seriden bağımsız olarakta okunabilecek bir kitap. Köyünde yaşadığı zorluklardan sonra kendini olduğu gibi yaşayabilme adına, askerden sonra ismini degistirip, hayatını yeniden yazmaya çalışan; ama geçmişin izlerini üzerinden atamayan eski Bedri yeni Bora'nın hikayesi.

Asiye Yıldız 
09 Haz 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Uzun zamandır okumak için beklediğim kitaptı. İlk halk kütüphanesinde rafta görünce çok mutlu oldum. Dönüş ve Gizli Anların Yolcusunu okuduktan sonra aynı olayı Bora'nın açısından okumak güzeldi.

Haluk Kabil 
23 Şub 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Gizli Anlarin Yolcusunu okurken dahi cok merak ettigim boranin hikayesi cok sasirtici. Doguda baslayan hikaye, aile drami, herseyden kacis ve sonra bir tesadüf ile bu hayata manevi olarak geri dönüs... cok etkileyici ve hayatin ta kendisinden olabilecek kadar gercek. Gizli Anlarin Yolcusunda kalan soru isaretlerin cevabi burda, ama maalesef bi kac soru isareti hala akillarda kalmakda, kitap biraz kisa kacti diye düsünüyorm.

salih 
26 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Doğu'nun unutulmuş köşelerindeki kayıp hayatları,dar ufukları,mutsuzlukları,cehaletten kaynaklanan inanılmaz hataları,ikiyüzlükleri,riyakarlıkları,acımasızlıkları,anlaşmazlıkları,mertçe yüzleşerek halletmek yerine pusu kurmak usulüyle çözenlerin hayatları bir roman olmuş.Hepimizin dünyasında var olan kendimizden bir şeyler bulabileceğimiz bir çırpıda okunabilen roman.

Deniz Yıldızı 
14 Oca 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Ayşe Kulin' in "Gizli Anlar Yolcusu"kitabının arkasından okuduğum kitabı "Boranın Hikayesi ",.İlk kitabında İlhamı Beyin ağzından kitap yazılırken bu kitabında Boranın ağzından yaşananları okudum ve bu 2 kitap olayların birleşimi açısından tek kitap gibi,Kitap sayesinde aynı olayları farklı kişilerin bakış açısından izlemiş oluyorsunuz.2 erkeğin karşılıklı aşklarını okumak bir bayan olarak hoşuma gitmedi ama doğuda yaşanan olayları acı gerçekleri okumak,gelenekler ve töre adına acıyla yoğrulmuş insanların hayat hikayesini okumak etkileyiciydi.

2 /

Kitaptan 19 Alıntı

Yorgunum!
Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken... Daha sonra yüzleşirken... Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda... Kendimle barışırken... Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken... Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken... Yoruldum!

Bora'nın Kitabı, Ayşe KulinBora'nın Kitabı, Ayşe Kulin
salih 
25 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hayatın gerçekleri hayallerimizle örtüşemiyordu bir türlü!

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 134)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 134)

Kekik kokan dağlardan inip
Dörtnala koşarken ufka
tökezlenen bizdik
Ağıt yakan kara gözlü bacılar
yaralandık, eksildik, incildik

Bora'nın Kitabı, Ayşe KulinBora'nın Kitabı, Ayşe Kulin
Ebru Hacıalioğlu 
06 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Eğer kuma çok genç değilse, gözü yoksa kumada, ondan nefret eder erkek çocuk... Çoğu kez hiç kabahati olmadığını bildiği halde. Anasına bunları yaşatan babasından da nefret eder, farkına bile varmadan ve düşünür; anaların evlatlarına karşı çoğu kez hep duygusuz, acımasız olmaları, duygularını dışa vuramayıp hep yüreklerinde saklamalarından mı kaynaklanır acaba diye?"

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 224)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 224)
Ebru Hacıalioğlu 
06 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Sonunda bir gün gerçeği gördüm; kadını cezalandırıp tecavüzcüyü koruyan yüce Allah değil, köy halkıydı!"

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 116)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 116)
Deniz Yıldızı 
14 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Ama bizim ele ele tutuşmalarımız birbirimize güç,cesaret, umut aktarma maksadıyla olurdu.Ya da bak ben buradayım,yanındayım,yalnız değilsin demek için...Acının,kederinin yarısını bana yükle,derdine ortak olayım anlamında.

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 324)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 324)
Ebru Hacıalioğlu 
06 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Tecavüzler, dayaklar, dayağın aşırı kaçtığı evlerde kazara ölümler olağandır çünkü! İnsanlık halidir! İnsanlığın bu halde olduğu yerde en büyük ayıp ise, aile içi olayları şikayet etmektir!"

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 43)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 43)
Tuncay YILDIRIM 
 19 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Aşk
İleride bir gün, aşk nedir diye sorarlarsa bana, Işık adında biri, diyecektim, ilk görüşte vurulduğum, peşine düştüğüm, yaklaştığım ama hiçbir zaman kavuşamadığım...

Bora'nın Kitabı, Ayşe KulinBora'nın Kitabı, Ayşe Kulin
Ebru Hacıalioğlu 
06 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Gün gelir, genç kadınlar ya ölü bulunur ya da intihar ederlerdi. Önce derin bir sessizlik olurdu. Kimse bir şey söylemez, sormaz, sanki bilmek istemezdi ölüm nedenini. Sonra zaman içinde bir fısıldaşma başlardı. kadınlar çeşme başlarında, evlerinin önünde, imecelerde kulaktan kulağa fısıl fısıl anlatır, sesler giderek yükselir, anaların eteğinde oynayan çocukların da kulağına gelir, ağızdan ağıza, kadından kadına, çocuktan çocuğa, kulaktan kulağa yayılır, kahvelere iner, tarlalara düşer, bir mırıltı gibi başlar, çığlık halini alırdı. An gelir herkes bilirdi. İşte o herkesin bildiği an, ibret zamanıydı! Gözdağı zamanıydı! Kızlara, kadınlara erkeklerin "Sözümüzden çıkarsanız işte böyle olursunuz. Gebermekle kalmaz, dile de düşersiniz, ölünüz bile hayretmez," deme zamanı!

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 43)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 43)
Büşra Ekmen 
09 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Onu ilk kez, kalabalık bir caddede ışığın değişmesini beklerken gördüm. Önümde duran taksiden indi ve o da benim gibi karşıya geçmek için yanımda durup beklemeye başladı. Yan yana beklerken önce kaçamak bakışlarla süzdüm, sonra yetinemeyip gözlerimi dikerek açıkça seyrettim onu. Yaklaşmıştım yanına. Belli belirsiz bir traş losyonu kokusu, denizi hatırlatan ama en çok da insanda temizlik duygusu uyandıran; bu işte temiz bir insan, bu koku temiz bir insanın kokusu dedirten...

Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 167)Bora'nın Kitabı, Ayşe Kulin (Sayfa 167)
2 /