Oğuz Atay 1943'te doğmuş. İnşaat mühendisliği okumuş bir adam. Mesleği gereği Türk Edebiyatını baştan inşa etme şiarını edinmiş sanırım. Ülkemize yeni yeni girmeye başlayan bu ilginç akımı arkasından öyle güçlü itmiş ki bütün Türk halkı görmek zorunda kalmış. TRT Roman ödülünü almamış, almak zorunda kalmış. Okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Roman kahramanı Turgut, Selim Işık gibi bir dostunun intihar ettiğini öğreniyor ve inanamıyor. İyi ki de inanamıyor da bizde Turgut'la birlikte bunca olayı yaşayabiliyoruz. Romanda aslında Selim Işık anlatılıyor ama Turgut Özben kendi duygularını öne çıkarıyor. Veya Oğuz Atay bu iki kişiyi çok iyi harmanlıyor. Bu harmanla Türk edebiyatının önemli kurallarını yıkıyor.
'Hayat düşünceleri tutan bir hapishanedir. İnsan can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum.' diyerek içinde sıkışıp kaldığı toplumda kendi yabancılığını dile getiriyor. Dostunun ölmesiyle daha da yabancılaşıyor hayata. 'Bir dostun varlığı güzel şeydir, fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan.' diyerek de yabancılıkla yaşanması gerektiğini söylüyor belki de.
Okuduğumda allak bullak olduğum ender romanlardan birisi. Hayatımda böyle bir kitap hiç okumadım, okur muyum bilemem de. Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı da benzerlik gösteriyor bu romana ancak Oğuz Atay çıtayı çok yukarı çıkarmış. Adam divan yazmış kitabın içinde. Kendi duygularını o kadar hisli yaşamış ki duygusuz insanlara düşmanlığını -kendi ifadesiyle- bir kaç yüz sayfa hiç noktalama kullanmadan anlatmış. 'Sahte olmaktansa yaşamamak iyidir Turgut.' demiş Selim'in ağzından. Hangi alıntısını buraya koysam bilemiyorum. Tehlikeli Oyunlar kitabının yarısı hafızamda bu kitabın da öyle olması için çok çalışıyorum. Son bir alıntı daha bırakıyorum: 'Ne yazık onlara ki duygulu çekingenliği korkaklık, samimiyeti yaltaklanmakla ve yardımı baskı sayarlar. Ne yazık onlara ki kendilerine açılan saf bir kalbi zaaflarından istifade edilecek, istismar edilecek akılsız sayarlar.'
Kitabın kalınlığı sizi korkutmasın. Türk edebiyatının anayasası bu kitap. Bu kitaba bir daha hiçbir roman ulaşamaz. Sabırla okuyun!!!