Puan vermedi·222 syf.····Okunma: 04 Nisan 2020 18:31 Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci eseri. Herkesin tahmin edebildiği gibi birinci eseri Kürk Mantolu Madonna'ydı.
Annesi ve babası eşkıyalar tarafından öldürülmüş küçük bir çocuğun en başında bana verdiği izlenim romanın sonunda bir şekilde hasretle ve uzun uzun tefekkür ettiği dağlara doğru kaçmasıydı. Yaşar Kemal'de okuduğum eşkıyalık hikâyelerini anımsattı hafif hafif. Açıkçası Yusuf'un çok daha önceden yoksulluğa isyan edip, memurluğu bırakıp dağa kaçmasını bekledim ama düşündüğüm olmadı. Üvey kardeşine aşık olmanın, en yakın arkadaşı Ali'ye ihanet ettiği hissinim mahcubiyetini sürekli taşıdı. Tabi roman eski dönemlerde olduğu için çocuk yaşta evliliği pek konuşmuyor veya eleştirmiyoruz. Fakat üvey kardeşlerin ilişkisi açıkçası beni biraz irite etmedi diyemiyorum. Kaymakam olan babasının evin hanımı olan kadının şerrinden korktuğu için bu kaçarak evlenme olayına pek itiraz etmeyip sevindiğini düşünüyorum. Sabahattin Ali hiçbir zaman sıkmadan okutuyor kendisini. Ben romanlarını seviyorum.