Gönderi
Sudem
Sinekli Bakkal'ı inceledi.
480 syf.
·
5 günde
·
5/10 puan
Kitabı düşünmeden aldım. Nasıl olsa tavsiye eden kişi bu kitabı benden önce okumuş, benim yerime düşünmüş, beğenmiş ve bana tavsiye etmiş. Hal böyle olunca "işin ehli biri" diye düşünerek, düşünmeden aldım kitabı. Çünkü güvenilir biriydi. Gene düşünmeden ve hiç araştırma yapmadan başladım okumaya. Sayfaları çevirdikçe düşünmememin cezasını çektim. Ve bitirdikten sonra düşünmek için fazlasıyla zamanım oldu. Kitap, Emine'nin kızı Rabia'nın başından geçenleri anlatıyor. Müsadenizle biraz ayrıntıya girmek istiyorum. Rabia'nın dedesi imam, torununu en güzel şekilde İslam'a uygun yetiştirmek istiyor. Rabia'nın ezber gücünün sağlam olduğunu keşfedince ona hafızlık eğitimi veriyor. Eğitim vermediği süreçte de İslam hakkında bilgiler verip sohbetler yapıyor. Baskıcı bir tutumu var. Benim anlam vermedigim noktaya gelecek olursak, Rabia o zamanlar 6-7 yaşında dedesi cennet ve cehennemi anlatıyor, iyi güzel ama bunu yaparken cehenneme daha çok ağırlık veriyor. Oradaki azaplardan ve günahkârlardan bahsetikçe çocuk orayı daha çok merak ediyor. Orası daha cazip geliyor sanki. Kulağı oraya daha aşina. Hatta babasının oraya gideceğine kesin kanaat getirmiş. Merak etsede ordan çok korkuyor. Cennete gelecek olursak, orayı hiç cazip bulmuyor. Hakkında fazla bir şey bilmiyor. Ve orayı düşündükçe aklına dedesi gibi yaşlı kocaman kavukları, ellerinde tesbih olan amcalar ve ilahi söyleyen kadınlar, iki ağacın ortasından geçen ırmak geliyor. Yani cehennemden ne kadar korkarsa cenneti de o kadar sıkıcı buluyor. (Sf: 25-26) Hal böyle olup dede de imam olunca küçücük çocuğa bunları böyle anlatmak ne kadar doğru bilemedim (!)? Herkesin de bildiği gibi o yaşlardaki çocuklar düşünmez. Sizin ağzınızdan çıkan her şeyi doğru kabul edip o şekilde hareket ederler. Binaenaleyh onlara kendi inandığınız şeyi kabul ettirmek daha kolaydır. Kondukları kabın şeklini alırlar ve küçük yaşta öğrendikleri şeyler daha kalıcı olur. O yüzden onlara nasıl davrandığımız önemlidir. Mamafih dedenin yaptıklarını çok doğru bulmuyorum.(hafızlık hariç) Ayrıca Rabia İslam'ı güzel yaşayan bir kız. Hafız -ki bu her yiğidin harcı değildir- ,beş vakit namazında ve Ramazan oruçlarını tutan zayıf, çıtı pıtı güzel bir kız. Namaz saatlerine dikkat eden ve bir vakit bile kazaya kalmasın diye acele eder. Hal böyleyken akranı Bilal ile münasebeti İslam'ı açıdan doğru değil. Kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır.(sf:144) Edebi açıdan bakacak olursak; Halide Edip Adıvar edebiyatımızda büyük yer ve önem teşkil eder. Milli edebiyat döneminin tanınmış ilk kadın romancısıdır. Başka türde kitaplar da yazmıştır ancak daha çok romancı olarak bilinir. Bu kitabında da 2. Abdülhamit dönemindeki toplumu incelemiştir. Konuşma diline bağlı kalmıştır. Fakat Can yayınları kitabın orijinaline bağlı kalmak istedikleri için bazı kelimeleri günümüz Türkçesine çevirmek yerine küçük dipnotlarla açıklamışlar. Bu da bazı bölümlerde okumayı bölsede birkaç tane kelime diğer kitaplardan tanıdık olduğu için fazla sıkıntı çıkarmıyor. Karakter tasvirleri ve betimlemeler ise güzeldi. Kitaba verdiğim beş puanı yukarıda belirttiğim hoşuma giden iki nedenden ve emeğe saygıdan verdim. Bir yazarın -veya şairin- mensup olduğu din veya siyasi görüşü beni alâkadar etmez. Edebi yönüne bakarım ben. Ama bu görüşlerini açıktan veyahut gizliden kağıda döküp okuyucuya aşılamak istiyorsa orda duracaksın. Herkesin görüşü kendine. Dediğim gibi yazarın neye inandığı beni ilgilendirmez ama yazdıkları benim görüşlerime aykırıysa onu bir daha okumam. Okuyup okumamak size kalmış.
Sinekli Bakkal
8.2/10
· 11,5bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
Yorum
1
Paylaşım
105
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler 
Kaan
Edebi yöne bakarım demenize karşın puanlamanızı ve değerlendirmenizi edebiyat dışı öğeler nedeniyle yaparak kendinizle çelişmişsiniz. Kurgusal öğeleri, gerçek hayata çekip sanki gerçekten olmuş gibi değerlendirmişsiniz. Çocuklara cehennem fazla anlatılmış ve bu çocuğa olumsuz etki yapar önermeniz buna örnektir. Yazar belli ki romanında böyle bir olaya ver vermiş, yani kurgunun içinde bir durum bu. Ama siz, sanki gerçek bir çocuğa yapılmış bir şey gibi bunu ele almışsınız. Haliyle bu, "ben edebiyata bakarım" önermenizle açık bir çelişki olarak durmaktadır. Öte yandan, çocuklara cehennemi daha fazla anlatma olgusu çok karşılaşılan bir durumdur. Çocuklar için sakıncalı olabilir lakin bu durumdan yazarın bir kabahat yok ki. Bilakis bu olguyu romanında işleyerek gündeme gelmesini ve uyarinin kalıcılık kazanmasını sağlamış. Bu da gayet olumludur. Diğer değindiğiniz hususa dair detaylı bir değerlendirme yapamayacağım, yarın bir gün okumaya başlayacağım. O zaman ele alırım yani dikkat ederim. Ancak dediginiz gibi olsa da yine bunda garipsenecek bir durum söz konusu değil, çünkü gerçek hayatta da oluyor bunlar. Sizin birtakım olgu, olay veya kişileri idealize etmiş olmanız bunların gerçekte de tüm öğeleriyle birlikte idealinize uygun olmasını gerektirmiyor. Bilakis yanlış değerlendirmeler yapmanıza ve ön yargılarla hareket etmenize neden olabilir. Bununla birlikte yazarın bunları yazdığı dönem de ayrıca göz önünde tutulması gereken bir konu olarak duruyor. Sözün kısası, incelemenizi beğenmedim.
1
22
Sudem
Teşekürler ederim, sizin takdiriniz. Eleştirinizi göz önünde bulundurup incelenmemi tekrar gözden geçireceğim. Yıkıcı değil yapıcı eleştirilere her zaman açığım. Size de iyi okumalar
4
Akşam Güneşi
Rabia'nin Bilal ile munasebeti haricinde erkeklerle samimi olması müzik aleti çalıp şarkılar söylemesi ve sarayda başörtülü gezmek adet olmaması ve Rabianın bu adete uyması benim kafamı karıştırdı. 🤔
3
2
3 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Sudem
Evet, yorumunuza katılıyorum.👍😊
2