·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mart 2020 19:16 Distopyalardan kurtulamıyorum hayatımın şu döneminde. Okudukça insanlığın anti-ütopyaya ne kadar yakın olduğunu anlıyoruz. Her an kendimizi 1984 ya da Fahrenheit 451'in dünyaları içinde bulabiliriz. Kitaplardan çok uzakta, hayal gücünün olmadığı bir yerde...
Bu romanda insanlar düşünebiliyor, evet. Ama bunlar kendi düşünceleri mi? Hayatlarının her anında kontrol ediliyorlar . Uyurken bile. Bu şartlarda insanın kendi düşünceleri olur mu? İnsan bu şartlarda insan değildir. Düşünebilmemiz değil midir bizi hayvanlardan ayıran?
Kitaptaki bir diğer mevzu da zıtlıklar. Hayatımızdan hiç uzak değil bu konu. Sevgi Bakanlığı içinde şiddeti, öfkeyi barındırıyor. Sevgiden ise çok uzak. Barış bakanlığı savaşın bakanlığı. Bunu hayal etmek zor değil elbette. Güzel isimler altına saklanmış kötülükler bizim hayatımızda da var.
Buradan çıkarmamız gereken şey bence; düşünme özgürlüğümüzün önemidir. Düşüncelerimizin bizi kıskıvrak yakalatmayacağı bir dünya dileğiyle...
"SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
CAHİLLİK GÜÇTÜR"
#1984 #GeorgeOrwell