Kitabı elime aldığım zaman bir aşk hikayesi bekledim. Sonunda da gerçekten bir aşk hikayesi çıktı. Almanya'dan kaçan Alman ama Yahudi olmayan adamın hikayesi. Alman Yahudi'si birinden bahsetmiyor aslında Türkiye'ye gelip çok az bir zaman kalıp Amerika'ya yerleşen yaşlı bir adamın Türkiye'ye tekrar gelmesi konu ediliyor. Adam Yahudi değil. Sevgilisi Yahudi. Struma gemisi ile Yahudi Alman sevgilisinin kaçışını ayarlıyor. Ancak kadın ve beraberindekiler ölüyor. İngilizler bu geminin İsrail'e gitmesini engelliyor. Kadının öldüğü gün Türkiye'ye gelerek orada ölmeyi planlayan yaşlı bir adam. Gazeteci onu kurtarıyor. Amerika'ya dönen adamla gazeteci kadının yaşadıkları konu ediliyor. Kadının dünyasına büyük önem verilmiş. Çocuğuyla olan sorunları, eski eşi ile olan sorunları, yeni sevgili ile olan sorunları anlatılmış. Kırım Türkeri'nden bahsedilmiş. Şahsen çok araştırmadım daha sonra. Yani aslında Atatürk zamanında Alman bilim adamlarının ülkemize sığındığı bir gerçek. Bunu tarih okuyan herkes bilir. Okudum. Yani her yerde Yahudilere yapılan anlatılıyor da bir katledilen diğer milletler anlatılmıyor. Keşke bunları da yazan bir cesur yazar çıkabilse. Klasik Zülfü Livaneli kitabı.