·331 syf.····Okunma: 08 Nisan 2020 15:04 yoğun tempoma rağmen 9 günde bitirdiğim akıcı bir kitaptı.
her insanın okuması gereken distopik bir roman; bir adamın birden kör kalması, bunun salgına dönüşmesiyle herkesin kör kalmasını anlatıyor. tabii işin arka kısmında yazar insanı ve insanın kurduğu düzeni eleştirel bir bakış açısıyla görmemizi sağlıyor. adeta ilkel bir insan okuyoruz bazen, o insandan midemiz bulanıyor.
roman karakterlerinin isimlerini hafızasında tutmakta zorlanan biri olarak karakterlerin isimlerinin olmaması, fiziksel veya durumsal özellikleriyle anılması karakterlerin aklımda kalmasını ve "bu kimdi?" diye düşünmememi sağladı. zaman zaman kendimi karakterlerin yerinde buldum; sanki o anı yaşayan o acıyı çeken o belirsizlikte kaybolan gerçekten bendim. zaman zaman da "ben olsam ne yapardım?" diye düşündürdü.
saramago'un uzun cümleleri; noktalama işaretlerinden sadece nokta ve virgüle olan aşkı kitabın akıcılığını etkilememiş. başta insan garipsese de gittikçe sayfa düzenine ve imlaya alışıyor, bu da bir sorun olmaktan çıkıyor.
kısaca hayal gücümün ve beynimin sınırlarını zorladığım bir kitaptı.
ilk okuduğum kitabıydı, geç olsun güç olmasın; diğer kitaplarını da (başta "görmek") en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. kitabın aynı zamanda filmi var, kötü olduğu söylense bile merak ettiğimden şimdi ona bakmaya gidiyorum.
iyi okumalar.
ekleme yapmak istiyorum, unutmuşum; doktorun karısı neden araba kullanmıyordu?