Spoiler içerir
9/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2020 22:52
“Belki hiç büyük yoktur bu adada.” İşte bu cümleyle çocukların adada yalnız başlarına kaldıklarını anlıyoruz. Çocuklar için; büyükler otorite, düzen, kural demektir. Bu romanda kendi özyönetimlerini kurmaya çalışan bir grup İngiliz çocuğunun hikayesini okuyoruz. Büyükler olmayınca bu yönetim görevi çocuklar arasında üstlenilecekti. Çocukların roller üstlenip düzenli yapılanma kurması ile vahşi kabile yaşantısı kurması arasındaki farklılıkları da göreceğiz. Şef, başta toplantı yapılması sonucu oylama ile seçilir. Ancak ilerleyen zamanda bunun böyle devam etmediği görürüz. Ralph ve Domuzcuk adil insani yönetimi kurmaya çalışırken, Jack korku (hortlak-canavar) ve kilise korosundan aldığı güçle kendi kabilesini kurar. Başlarda Jack daha iyi beslenme için avcılık yapmaya çalışırken Ralph ve Domuzcuk kurtulmak için ateşin sürekli yanması ve barınakların yapımı için güçlerini kullanmaya çalışır. Yönetimdeki uyumsuzluk Jack’in meşru yönetimi temsil eden denizkabuğunu tanımamasıyla somut hale gelir. Adada ayrılık tamamlanır. Bu ayrılık aynı zamanda kanlı olur. Büyüklerin olmamasına rağmen vicdanı yükümlülüğü ve üstlerinden atmak için maskelerini kullanan vahşi kabile adada despot yönetimlerini kurarlar. Böylece güçlenirler; soygun ve cinayet bir gerçek olarak karşımıza çıkar, kayıp çocuklar unutulur. Golding bu romanında çocukların içindeki kötülüğün nasıl da ortaya çıkabileceğini de gösterir. Savaştan kaçan ve savaş ortamında büyüyen çocukların avcılığı, savaşı; akıl ve mantığa uygun demokratik düzene tercih etmesi şaşılacak bir durum değildir. Sonuç olarak okuması keyifli ve kişilerin ince analizlerini yapabileceğiniz bir yetişkin romanı sunuyor yazar. İyi okumalar.
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.