Fikrimce Palto’nun bir başyapıt niteliği kazanmasının nedenlerinden biri fantastik bir sonla bitmesidir. Ölmüş olan memurun hayalet olarak şehrin belirli yerlerinde görülmesi ve insanların sırtlarından paltolarını alması dikkat çekici bir finaldir. Bu fantastik son bana şu gerçekliği çağrıştırdı: biz insanların zor şartlarda edindikleri şeylerin hayatımızda çok önemli bir yere sahip olduğu ve kaybedildiğinde adeta gözlerimizin arkada kalacağı...
Akakiy Akakiyeviç’in ruhu ancak kendisini sıkı biçimde azarlayan “mühim adam”ın paltosunu aldığı zaman huzura kavuşmuştur.Hatta kitapta şu benzeri bir cümle geçiyor 'son olarak mühim adamın paltosuna ona tam olmuştu' Burada bir çaresizlik vardır,en son mühim adamdan yardım dilemişti ve ölmeden önce gözünü arkada bırakacak son olay mühim adam ile var olmuştu.
Çözümü olmayan bir durum ya da sorunun fantastik bir sona dayanılarak çözüme kavuşmuştur bu kitapta, ki bu adaletsizliğin hüküm sürdüğünün basbaya göstergesidir.
Hikayede gerçekçi bir şekilde insanlığa ve kamu kurumlarına yapılan ustaca ve zekice eleştiriler okuyucuyu etkiliyor gerçekten.
Yoksul insanların hayat mücadelesi devam ettiği ve madde ruhtan daha değerli olmaya devam ettikçe ''Palto'' okunmaya ve değer görmeye devam edecektir.