Yine ırkları ve dinleri yüzünden eziyet gören insanlar ve onların hikayesi. Yine iki ayrı din ve ırka mensup iki aşığın hikayesi. Romanın bazı yerlerinde sayfalar damla damla yaşlarla doluyor. O kadar dokunaklı ve hüzünlü bu roman. Bir yandan sadece Allah'a inandıkları için kundaktaki bebeğe kadar zalimce öldüren sırplar, bir yandan Allah'a sığınıp hiç kimseden yardım göremeyen Bosna-Hersek'liler. Romanda Sırp'ların müslüman kadınlara tecavüz ederek söylediği marşları insanın midesini bulandırıyor. Müslüman kadınların ne eziyetlere maruz kaldığını okurken ağlamadan durmak imkansız. Sırplı askerlerin şu sözü de iğrençlik ve zalimliğin sınırlarını zorlayan cinsten. "Bundan sonra Müslümanlar Kurban Bayramlarında kendi evlatlarının etini yiyecekler."
Eğer Müslümanların ve özellikle Müslüman kadınların, namuslu oldukları için, neler çektiğini acı gerçekleriyle öğrenmek istiyorsanız Sinan Akyüz bunu bizlere en acısıyla ve gerçeğiyle sunmuştur.