Oblomov'un rüyasının bittiği yerde, benim kabuslarım başladı.
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2020 13:17
Oblomov rüyasında köyünü, adeta küçük bir ütopya olan Oblomovka'yı görür. Orada günler su gibi akar, sofralar her gün türlü türlü yemeklerle dolup taşar. Ev sahipleri dert tasa nedir bilmez, dertlenecek hiçbir şeyleri yoktur. Hayattan tek istekleri korunaklı bir yuva, tok bir karın ve huzurlu bir zihindir. Düşünecek meşguliyetleri olsun istemezler: "Oblomovka'da hiçbir güçlü tutkunun, hiçbir korkusuz teşebbüsün oradaki insanları bir yana çekip götürdüğü görülmemiştir. Zaten onların gönlünde hangi tutku, hangi girişim bulunabilir ki?" (Alıntı #68584501) Oblomov tam da bu kimileri için çekilmez ütopyada büyür, orayı terk etse de Oblomovka'nın tutsaklığından asla kurtulamaz. Kalbinde sakladığı Oblomovka'yı korkularıyla büyütür. Kendinden ölesiye kaçar, tüm insanlığın peşinden koştuğu dayanılmaz tutkulardan korkar. Bir hayalin peşinden koşmaya, aşık olmaya ne gerek vardır? Bırakın 10 yıl sonrasının hayalini, o yarın bile ne yaşayacağını bilmediği bir güne uyanmak istemez. Oblomov için uyuşukluk, korkunun en yakın dostudur.Tam da bu sebeple Oblomov kendine uyuşukluktan bir kalkan örer. Öyle güçlüdür ki bu kalkan, onu korunaklı dört duvarının dışından yani hayatın tüm renklerinden korur(!). O, hayatın renklerinin yanılsama olduğuna kendine inandırmıştır. Dışarıdaki her şey yalandır, her şey gereksizdir. Buna inanmakla kalmaz, sizi de ikna eder. Öyle bir eder ki o an gözlerinizi kapayıp uzanmak, Oblomov'un rüyasına dalmak istersiniz. Olur da biri onun kalkanını, aslında onun iyiliği için, bozmaya çalışırsa şiddetle karşı çıkar, ama bazen de temiz kalbinin eseri oluverir. O karşı koyamadığı zamanlardan birinde Oblomov, kendini kandırdığının farkına varmış, "Oblomovluk" sözcüğünden bile utanmıştı, fakat zaman geçedursun o bu sözcüğün tutsaklığından asla kurtulamadı. "Oblomov, savaşla elde edilen hazları tatmadığı için onlardan kolayca vazgeçebildi ve savaş dışındaki sessiz, hareketsiz, kavgasız, hayatsız köşesinde rahata kavuştu." (Alıntı #68464073) Oblomov masumluğuyla ve tek tutkusu olan tekdüze hayat hayaliyle yüreğimi burkan, ama aynı zamanda gözlerimi kabuslarıma açmama sebep olan bir karakter oldu. Benim için doğru yolun kolay hazlara sığınmamak olduğunu hatırlattı. Omuzlarından tutup onu yatağından kaldırmak için sarsmak yerine, kendimi silkeledim ve onu nihai huzurlu uykusuyla başbaşa bıraktım. Neticede Oblomov'u Oblomov yapan şeye kızamaz, ona toprağı tarafından verilmiş "öz"ünü değiştirmediği için onu yargılayamazdım. Bu sadece Oblomov'un hikayesi değil; onun dünyayı rengarenk görebileceğine dair umudunu hiç yitirmeyen gerçek dostlarının, bildiğimiz gibi yaşanamayan aşklarının hikayesi. Kendilerini ona adamış; Oblomov uyuşukluğuna uyuşukluk katsın diye onun yerine düşünen, onun yerine didinenlerin hikayesi. Belki de çok daha fazlası. Kendi Oblomovluğunuzu bulabilmeniz, onunla yüzleşebilmeniz dileğiyle...
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
··
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.