·72 syf.····Okunma: 14 Nisan 2020 22:57 Nuri Pakdil olmuş olandan yola çıkarak olacak olanı görüyor ve bu iki zaman arasında olanları anlatıyor. Gelişme arzusuyla metale yönelen insanlığa toprağı hatırlatıyor. Yağmurun yağmasının unutulan ehemmiyetini ve en sonunda unuttukları Tanrıyı..
İşçi ve köylü üretenler olmasına rağmen hor görülürken cellatların el üstünde tutulmasının sonucu yıkılışa, intiharlar adıyla dikkat çekiyor. Mezarları, taşıdıkları tabutları onlar için sadece rakam olmaktan ileri gitmezken ölüme gittikleri bu hayatta ilgilendikleri tek şey madde, fizik..Özellikle şu cümlesi daha iyi açıklayacak sözleri:
"Çarşıya inmişken bir alışveriş yapalım istedik de. Çimentodan olanını mı alsak tabutların, çelikten olanını mı? "
Her karakter kendi özünde yerli yerinde ama özellikle çiçekçiler var ki sessizlikleriyle güzelleştiriyorlar farkında olmadan hem kitabı hem dünyayı...
Keyifli okumalar