·584 syf.····Okunma: 15 Nisan 2020 01:30 Kitap hakkında bu kadar olumlu yorum varken olumsuz yorum yapmak için girdiğim sitede kendimi gerçekten garip hissettim. Ama sonuçta olumlu ya da olumsuz bunlarda benim fikirlerim o yüzden paylaşmaktan geri durmayacağım. Bu kitabı kardeşime hediye olarak aldım, normalde okuduğundan hızlı bitirmesi ve sürekli övmesi merak ettiğim yazarın diğer kitaplarından önce bu kitabı elime almama sebep oldu. Belki de bu yüzden beklentimi karşılayamadığı içindir yeterince olumlu yaklaşamayışım. Kitabın verdiği fikirler, söylediği durumlar üzerinde durup düşünmemiz gereken gerçekler bu konularda yazar oldukça haklı. Benim beğenmediğim kısımsa yazarın bunları aktarma şeklinden kaynaklanıyor. Haklı olduğuna inandığı bir fikri o kadar çok tekrarlayıp durmuş ki insan bir süre sonra bayıyor ne yazık ki, tekrarladığı fikirler ve dikkat çekmeye çalıştığı noktalar normalleşiyor birnevi. Bunu acı bir örneğe benzetecek olursam, bir zamanlar ülkemizde sık yaşanan bombalı saldırıların bir zaman sonra insanlara normal gelmeye başlaması “bugün de burası bombalanmış, şu kadar da ölü varmış” diye hissettiğimiz belki biraz üzüntüyle ama normallikle aktarılmasına benzetebilirim. Değindiği noktalar çok ciddi evet hatta kimi kısımlarda gözümde canlandırmak bile istemeyeceğim kadar korkunç ama her söyleyişinde biraz daha normalleştiriyor. Belki tek bir defa tüm dikkati ona yönelterek söylese hepimizin hayatımızın hayatımızın sonuna kadar unutmayacağı anektodlar kalacak aklımızda. Bilmiyorum, belki de normalleştiriyormuş gibi gelmesi bana özeldir ve insansılığımdandır. Ayrıyeten olayların nasıl gerçekleştiği, bir an öyleyken bir an böyle olması, nereden nereye gidiyorlarsa bunun açıkça belirtilmemesi benim asıl sorunum. (Spoi içerebilir*) Mesela ben merakla Numi’nin yaptığı devasa küreyi bir nakarlının nasıl yıkacağını beklerken bu kısma hiç değinilmemesi ve bir anda kürenin yok oluşu. Ya da Theodor’a ne oldu, kitabın başlarında Numi’yle iyi dostlar ama Numi’den bir kere uzaklaştıktan sonra bir daha niye lafı sözü geçmiyor dünyaca o kadar ünlü birinin? Ya da bu Numi küreden nasıl çıkıp nasıl girebiliyor, hadi çıktı niye askerlerin karşısına çırılçıplak çıkıyor, askerlerin erkekliklerini uyandırıp dikkat dağıtmak kurşun geçirmez kıyafetini giymekten daha mı önemli? Ve bir çözemediğim kısım da Frederic’in villası mı artık neresiyse orada sıkışıp kalmışken nasıl üç hafta o küreyi yapacak vakti buluyor ve onca çocuğu nasıl oraya taşıyor? Bu soruları acaba sadece ben mi soruyorum yoksa sizin de anlamadığınız böyle kısımlar var? Daha da var çözemediğim kısımlar ama bunları çözemedikten sonra sayfaları atlayarak okumaya başladığım için belki de benim gözümden kaçmıştır diye onları yazmama pek gerek yok. Tabi bir de benim bu kitaba karşı azıcık asabi olmamın sebebi ilk başlarda bir müddet Sonje’yi kız sanıp sonra erkek olduğunu öğrendiğimde, nasıl ya ben bunca sayfayı kız olduğunu düşünerek okudum diye hissettiğim kızgınlıktandır. Bunun benden kaynaklandığını sanıyordum ama kardeşim de aynısını yaşadığını söyleyince, fikirler ve düşünceler güzel aktarılırken hikayenin asıl temel taşlarına yeterince özenilmemiş gibi geldi bana.
Bir sonuca varmak gerekirse kısaca anafikri güzel olan ama yazarın gayet geniş olduğu belli hayal gücünü konuştururken olayların akışına yeterli özeni göstermediğini düşündüğüm bir eser çıkmış ortaya.