·266 syf.····Okunma: 16 Nisan 2020 19:11 1932'de yazılmış bir distopya, yani benim için... Distopya mıdır ama bugünlerde? Tartışılır...
Yakın geleceğin mitosları ile ilgili okuduğum bir yazıda genişçe bahsedilip örnekler verilmişti Cesur Yeni Dünya kitabından ve ben de bu nedenle ilgi duyup okumak için sabırsızlanmıştım.
Ve naçizane birkaç yorum:
Ebeveynlik, doğum yapma kavramlarının müstehcen sayıldığı, duyguların istenmediği(mutlu olmak dışında), Tanrı'nın yerini Ford'un aldığı, bilimin üstün olduğu bir dünya. Herkes herkes içindir düşüncesi... Kuluçka merkezinde dünyaya gelen bebekler... Ebeveyn eğitimi ile değil, Pavlov şartlandırılması ve hipnopedya...
Mutlu kalmanın esas alındığı bu dünyada eğer olur da mutsuzluk hissedecek, endişe hissedecek olursan sarıl somalara....
Peki... Vahşi, bu dünyaya ait olmayan mı yoksa bu dünyaya ait olan mı? Bu dünyayı yadırgayan mı yoksa yadırgamayan mı?
Benim için, tüketimden yönetime; duygulardan, bizi insan yapan birçok özelliğe değinen bu güzel kitap bugün kimi distopik durumların gerçekleştiğini ya da gerçekleşmekte olduğunu hissettirdi. Okumanızı tavsiye ederim efendim... :)