Gönderi

Puan vermedi·68 syf.··
2020 3. kitabı
Bilinmeyen bir kadın olmayı , merdivenlerden yukarıya koşarken okul çantasını sıkı sıkı okul önlüğündeki lekenin üstüne bastırıp o lekeyi görecek diye korkan bir kadın olmayı, aynı binada oturduğu adamın o lekeyi bırak kendisini bile hiç görmeyeceğini bilen bir kadın olmayı , her kadın biraz bilir. Bir kitabın ilk sözü sizi çekiyorsa onu okumalısınız derler. " Sana , beni hiç tanımamış olan sana " diye başlıyor bu kitap da. Camus yabancı romanına "Bugün annem öldü, belki de dün. Bilmiyorum." diyerek başlıyor mesela. Bilinmeyen kadının acılarına , heyecanına masum heveslerine o kadar ortak olarak okuyorsunuz ki bir noktadan sonra siz ve mektubu alan kişinin hiç bir şeye müdahale edemiyor oluşu içinizi kemiriyor. Kadının aşkı , bir takıntı , saplantı değil gerçekten büyük bir tutku bu. Mektup boyunca şaşırmaya devam ederek aynı zamanda derin bir hüzün yaşıyorsunuz. Bir yandan da nasıl olur da bu kadını , ve büyük aşkını bir türlü görmediğini sorup sitem ediyorsunuz. Bir adam herkesi o kadar önemsemiyor ki o adam dışında herkes gerçekten önemsiz oluyor. Gerçekte de öyle değil midir?
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.