Kitabın son sayfalarında yer alan ek söylemde yazanların 1948 yılında günümüzü apaçık bir saflıkla ortaya koyduğunu düşünüyorum. Tarih boyunca dillerin sürekli gelişmesi durumu ve teknolojinin hızını yakalama isteğimizle hem yazışmalarımız hem konuşmalarımız anlamını yitirmeye başlamış durumda. Bunu kendimce dilimizin romantizmini kaybettiğine yorumlamaktayım. Kitaptan çıkardığım akıl notlarımın bir başlığı da bu dil konusuydu o yüzden yazmak istedim. Ayrıca iyiki Hayvan Çiftliği’ni okuduktan sonra 1984ü okumuşum diye düşünmekten de kendimi alıkoyamıyorum. O durumda okumaktan acaba vazgeçebilir miydim veya benim gibi düşünen başkaları da var mıdır?