9/10
·112 syf.··
2020 49. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2020 21:00
·
Toplumda kadın ve erkeğin yeri, din, ekonomik unsurlardan oluşan sınıf ayrımı ve sonuçta kalburüstü bireylerin namus kavramında çatışması ile işleneceği belli bir cinayetin yine toplumca 'meşru' kılınması romanıdır. Eserde kadın ve erkeğin rolü çok vurgulanır, toplumca kendilerine çizilen kalıba girme gereksinimi üzerinde durulur.Bu gereksinim 'namus' cinayetine zemini hazırlar. Romanı incelerken toplumun dine, din adamlarına bakış açısı da dikkat çeker. İlk örnek olarak Psikopos'u karşılama ve onun 'horoz ibiği çorbası' merakının toplumca yorumu bir 'kilit noktadır'. Dinin şekilciliğine, bozulmuş yapısına bir vurgu vardır bu kısımda. Ayrıca cinayetten sonra kiliseye sığınan kardeşlerin Peder'le konuşması da dikkat çekicidir.(bkz.s48) Yine toplum-din çatışması otopsi sahnesinde Peder ile doktor arasındaki konuşmada geçer.Romanın ilk kısımlarındaki 'Beyaz Tavşan' masumiyet temsilcisidir. Nasar'ın cinayetiyle bağdaştırdım ben. Ekonomik sınıfsal ayrıma gelirsek Nasar ve Bayardo, bürokratik ailelelerden gelip el üstünde tutulurken, 'namus' konu olunca ikisi de halkça 'ötekileştirilir'. Flor sözlerinde ikizlerin cinayet işleyemeyeceğini üstelik bir 'zengini' hiç öldüremeyeceklerini anlatır. Bu da para-namus ikilisinin çözülmeyecek sorun olduğunu vurgular. 'Mutluluğun parayla satın alınmayacağı' Bayardo'nun Angela için kiraladığı ev ve sonrasında yaşadığı travma ile ortaya çıkar. Teknik olarak bakarsak röportaj, sezdirme, benzetme, çeliştirme, rüya gibi imgelere sıkça başvurulur. Bu nedenle de ilk cümleden cinayet işleneceği bilinse de roman canlılığını yitirmez. Öyle ki, 'Yahu Nasar öldürülmeyi hak edecek bu suçu işledi mi?'sorusuna cevap bulunmaz.
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
·
104 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.