Puan vermedi·342 syf.····Okunma: 19 Nisan 2020 22:00 Yazarımız Gogol, XIX. yy Rusya'sını kendine has kalemiyle bizlere ışık tutmaya çalışıyor ve bunda da gayet başarılı oluyor.
Böylelikle o dönemin Rusya'sını ve Rus'larını da bizlere tanıtmış oluyor.
Ruslar'ın konuk sever olduklarını, yemeği ve içmeyi fazlaca sevdiklerini, ikram ederken cömert davrandıkları gibi sözlerini söylerken yeri geldiğinde bıçak kadar keskin yeri geldiğinde pamuk kadar yumuşak söz kullandıklarını da öğrenmiş oluyoruz.
Yazarımız; genelde ayık kafada olmayan, sözünü çekinmeden söyleyen, ziyafetlere ve gece partilerine bayılan, iri yarılı, hafif şişman, zeki ve akıllı Ruslar'dan da epey bahsetmiş.
Rusların özünü kaybettiğini batıya düşkünlüğü karakterler üzerinden kendince sitem etmekte birlikte hatta bir çok kez biz okurlara Ruslar hakkında yanlış şeyler düşünmeyelim diye açıklama yapmakta ve bizimle sohbet etmekten de geri kalmamaktadır.
Yazarımız, efendilerinin menfaatleri için çalışan canların yani esirlerin veya diğer bir değişle kölelere pek kıymet verilmediği gibi canların ölmeleri durumunda dahi vergi verdiklerinden epeyce yakınmaktadır.
Merkezde resmi işlerle uğraşanların bu işleri nasıl hallettiklerini de göz önüne sermekte. Namuslu bir memurun sonunda doğru yoldan sapacağını, ve yaptığı her yanlışa kılıf uyduracağını, herkesin bu yolda ruhunu kirleteceğini, hakkıyla iş yapmanın anormal görüleceği, düzenin bozukluğunu açıkça dile getirmiştir.
(Tabiki o dönemin insanları hakkında yazılanlar Rus'ların hoşuna gitmemiş olacakki yasaklanması ve yok edilmesi istenmiş.)
Eğitim sisteminin bozukluğundan tutunda, merkezin kanunsuz iş yapmalarına, canların beş para etmediği, yaşarken ölüden farkı olmayan bu canların haklardan mahrum oluşu, efendilerinin ihtirasları, doymak bilmeyen aç gözlü oluşları yazarımızın bize açık yürekle ve cesaretle yazmasını sağlamış.
(Yazarımız eserinin İkinci cildinde karektelerin kişiliğini yumuşatmak için uğraştıysa da geçirdiği bunalımdan sonra yazdıklarını yakmış ve elimize çok az bir kısmı ulaşmış.)
Gelgelelim yazarımız eserinde ki baş karakter olan Çiçikov'un gerçek manada ölen ama kayıtlarda hala yaşıyor görünen canları aradığını ve satın aldığını da belirtelim.
Suçu işleyen kişinin sadece suçlu olmadığı aynı zamanda suçu işlemeye etken olan sebeplerinde araştırılması gerektiğini yazarımız vurgulamakla birlikte bozulmuş düzenin dışarıda değil kendi içimizde hallederek kendi adaletimizi sağlayıp, birlikte hareket edilirse o zaman milletçe kurtuluşa erişilebileceğini vurgulayarak söze noktayı koyan yazarımızla birlikte bende noktayı koyuyorum. Teşekkürler...