Cemil Meriç, 'Yazar ve hocayım. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır.' diye kendisini sınırlı görünen ama bir o kadar da derin bir cümle ile tanımlayan değerli kişilik..
Bana katacakları açısından heyecanla okumaya başladığım ve günlere yayarak, irdeleyerek ve notlar alarak okumaya devam ettiğim bir eser oldu ki eminim bu eserden nasiplenen herkes bunu yapacaktır. Çünkü kitabı okuduğunuzda yalnızca bir kitabı değil bir kaç kitabı bir anda okuyormuş hissini tadacak ve acaba bir sonraki sayfada hangi derin düşünce ile karşılaşacağım fikrine kapılacaksınız.
Cemil Meriç'in eseri için “Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti,kemiğimin kemiği.” ifadelerini kullanmış olması yine okuyucuyu harekete geçirecek bir eser olduğunu ortaya koymaktadır.
Cemil Meriç Bu Ülke’de adından da anlaşılacağı üzere Türkiye'nin dününe, bugününe ve geleceğine değinmiştir. İlk sayfalarında uzun uzun kendi hayatını, yaşadıklarını, çektiği sıkıntıları anlatmıştır. Sonrasında ise olaylar üzerinden giderek kendi penceresinde ülke sorunlarına değinmiştir.
Son olarak kitabın hemen hemen her yerinde Cemil Meriç'in farklı kelimelerle anlatmaya çalıştığı bir alıntısı ile bitirmek istiyorum: 'Ben, herhangi bir tarikatın sözcüsü değilim. Yeni ilan edilecek hazır bir formülüm yok. Derslerimde de, konuşmalarımda da tekrarladığım ve darağacına kadar tekrarlayacağım tek hakikat; “Her düşünceye saygı”.