Bir insan ne kadar soğukkanlı olabilir?
Ya da annemiz öldüğünde ne kadar çok üzülürüz veya üzülür müyüz?
İnsanın hayatı için bir amacı olmalı, yaptığı davranışın farkında olmalı öyle değil mi?
Bu kitabın karakteri de bana göre çok farklı kişilikte. Annesini birlikte vakit geçirmekten sıkıldığı için bakımevine bırakması, belki bu durum bazılarına göre normal gelir fakat birçok insan için annesini bırakma sebebi duyarsız gelecektir. Öldüğü haberiyle cenazesine gitmesi ve annesinin ölmüş olması duygu ve davranışlarında hiçbir değişiklik olmadığı yönünde. Son kez annesini görmeyi bile istememiş karakter.
Kendisi için yaşam tarzı olmuş tek kelime 'farketmez'.
Birlikte olduğu kız arkadaşına onu sevmediğini söylemesine rağmen, kız arkadaşının evlenmek ister misin benimle demesine benim için farketmez olabilir demesinden anlayın demek istediğimi.
Karakter sıradan yaşantısını çok kısa ve net anlatmış, okuru sıkmıyor.
Dikkatimi çeken şey kitapta bahsedilen karakterin annesine "anne" diye hitap etmesi (örneğin anne öldü, anne'yi gömdük vs.) babasına ise kısa bir bölümde babam diye bahsetmesi.
Beklemediğim şekilde bitti kitap, okumaya başladığımda böyle olacağını tahmin etmezdim. İşte bu yüzden daha da çok sevdiğimi söyleyebilirim. Okunası bir kitap tavsiye ederim.