Konu taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçiyor, eğitimli bir hasta olan İvan ile Doktor Andrey arasındaki felsefi çatışmaya odaklanıyor.
Öncelikle Çehov'un okuduğum ilk kitabı. Kitabı bitirdikten sonra dondum kaldım.
İvan içinde bulunduğu koşulların kötü olduğunu ne kadar dile getirse bile Doktor Andrey pek fazla önemsemiyor. Aralarında bir süre sonra felsefi konuşmalar başlıyor.
Toplumun düşüncelerini değiştirmenin ne zor olduğunu ve ortada var olan bir şey bizi rahatsız etmeyene kadar asla kılımızı kıpırdatmadığımızı gördüm kitapta.
Olayları fark edip detayına indiğimizde yani herkesten farklı bakmaya başladığımızda bizi de etiketliyorlar değil mi? Asıl doğru ne peki? Farklı bakan mı yoksa konformite etkisine uyan mı?
Belki de İvan haklıdır, asıl hasta kim, biz mi yoksa dışarıda olanlar mı?
Şans verilmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar ♡