·261 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Şubat 2020 00:15 Sineklerin Tanrısı, atom savaşı sırasında güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak saldırıya uğrayınca bir adaya düşüp orada mahsur kalan, yaşları altı ile on iki arasında değişen bir grup çocuğun maceralarını anlatıyor.
Kitaba dair detay vermeden bir inceleme yapmak zor. Fakat şunu söyleyebilirim ki, dünyanın neresinde olursa olsun, ister bir metropolde ister kimsenin olmadığı ıssız bir adada olsun, düzenin sağlanması için mutlaka bir hukuk kavramının varlığı şart. Metropollerde bunu hukuk sistemleri sağlıyorken; bu kitaptaki ada gibi, toplum ve medeniyetten uzak yerlerde bile birkaç kişinin bir araya gelmesi zaten toplumu oluşturacağı için bu durum hukuk yerine geçecek kuralların varlığını zorunlu kılıyor. Yaşları itibariyle hukuktan, kuraldan anlamayacağı düşünülen bir grup çocuk, huzurlu ve düzenli bir hayat için kendi liderlerini seçiyor ve kendi kurallarıyla bir hayat sürmeye çalışarak bir gün kurtarılmayı bekliyorlar.
Kitabı, bir dersimizin sınavında sorulacağı için okumuştum. Buna rağmen bir zorunluluk olarak görmeyip keyif alarak okudum. Elden düşmeyip kısa sürede okunabilecek, akıcı bir kitap olduğunu söyleyebilirim.