Kuşak çatışmasının, statü farklılığının, köy yaşamının en açık şekilde işlendiği o leziz kitaplardan birisidir kendileri. Turgenyev'in okuduğum ilk kitabıydı ama ilerisi gelir diye düşünüyorum. Okuduğum kitapları yüzyılı ile birlikte değerlendirmek bana keyif katıyor. Bu kitapta 19. Yy romanı olarak döneminin bazı özelliklerini bize veriyor. Nihilizmin gençler arasında yoğunlaşması, köylü yaşamı, klasik zengin - fakir tabaka farklılıkları gayet güzel işlenmiş.
Spoiler istemezseniz burda incelemeyi bırakıp kitabı okuyun derim.
Öncelikle Bazarov bende büyük etki bıraktı. Onun o kendi kafasına buyrukluğu, kendisini diğerlerinden ayırması vs beni kendine çekti ama bazı yönlerde hak verdim bazı yönlerde veremedim kendisine. Hatta bazen çok sinirlendiğim davranışları da oldu örneğin ailesine karşı tavrı. Nihilistliği dibine kadar yaşamaya çalışıyor fakat çokta beceremeyip bir noktadan sonra kendisini çıkmaz aşkın içerisinde buluyor. Ah bu aşk her yerde karşımıza çıkmazsa olmaz.. Her ne olursa olsun bence ölmemeliydi. Bazarov ölümü hak etmemişti ve hedeflerini gerçekleştirmeliydi. Ve onun öyle bir annesi var ki sanarsınız Anadolu'dan kalkmış gitmiş tee Rusyalara, öylesine yakın gelecek size :). Efendime söyleyeyim bir yandan da Arkadiy'imiz var; nereye çeksen oraya gidebilecek, kendisine bir fikir dünyası oluşturmak isteyen, Bazarov'un peşinden giden, ancak asla Bazarov kadar cesaretli ve güçlü olamayacak gencimiz. Ben bu karakteri sevemedim çünkü kendine ait bir dünyası yok, çizgisi yok. Bazarov yerine bu ölseydi keşke çünkü herhangi bi amacı yoktu. Bir diğer güçlü karakter Anna; onda kendimde bulduğum bir çok özellik var ve bu sebepten bana yakın geldi. Ben böyle her okuduğum karakterleri aşırı benimsiyorum acaba herkeste de öyle mi? Ele alınması gereken diğer