200 syf.
·2 günde·8/10 puan
Pinokyo yalan söyler ve burnu uzar. Pinokyo hakkında bildiğim en net şey buydu belki de. Ama, burun uzama mevzusu yok denecek kadar azdı romanın içinde. Bu olay okuma amacıma olumlu bir hizmet etmiş oldu. Çünkü kitabı okuma nedenim, hem bu sıralar içimde bulunan çocuk klasikleri okuma isteği, hem de çocukken sadece kulaktan dolma laflar ile öğrendiğim ve tanıdığım kahramanları tekrar tam anlamı ile tanıma isteğim. İlk başlarda (günlük, haftalık, aylık) süresi nedir bilmiyorum ama, belirli günlerde gazetede çocuklar için yayınlanan yazı şeklinde başlayan, sonra çok tutulduğu için kitabı basılarak çocuk edebiyat klasiği haline gelmiş bir eser Pinokyo. Gazeteye ilk gönderdiğinde şöyle yazmış arkadaşına eserin yaratıcısı Carlo Collodi "Sana çocukça bir şey gönderiyorum. Ne istersen yap, ama yayımlarsan sürdürme isteği duymam için bana iyi para ver." iyi ki o iyi parayı vermiş...

Kanlı canlı insan olabilmek için, kendinden istenilen şeyleri yapmakla mükellef bırakılmış tahtadan bir kukla Pinokyo. Okumayı, çalışmayı bıraktığında eşek olan, yalan söylediğinde burnu uzayan, babasını, sevdiklerini üzünce başı beladan kurtulmayan, yüreği burkulup bir başkasına da yardım ettiğinde bu yardımın karşılığını hemencecik buluveren bir kukla Pinokyo. Nihayet, okuluna gitmeye başlayınca, öğretmenini, babasını, sevdiklerini üzmeyi bırakınca, serseriliğinden, tembelliğinden, yalan söyleme huyundan ve diğer bütün kötü alışkanlıklarından vazgeçince gerçek insan olma ödülü ile ödüllendirilir Pinokyo. Romanın bütün ana fikri, tahlili, analizi bu şekilde gayet açık zaten. Çocukluğuna tekrar dönmek isteyen, güzel, huzurlu bir gece geçirmek isteyen herkes alsın eline okumaya başlasın. Sadece Pinokyo'yu değil çocukluğumuzun bütün kahramanlarını. Aslında çocuklar için yazılmışlar ama, bütün yaşlara hitap eden eserler bunlar. Herkese iyi okumalar.