·656 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Nisan 2020 00:19 Kitap uzun zaman elimdeydi. Aslında Ağustos gibi okuyacakken sayfa sayısı gözümü çok korkutmuştu. O kadar yalın bir anlatım var ki kitap su gibi gidiyor siz tutmaya çalışıyorsunuz neredeyse. Kitap enfes. Eğer John Steinbeck okuduysanız ki büyük ihtimalle Fareler ve İnsanlar'ı okumayan yoktur diye düşünüyorum. İşte bu kitap yine o tadı veriyor size ama ek olarak Salinas Vadi'sinde yürüyorsunuz, işitiyorsunuz adeta Samuel Hamilton oğlu Tom ile birlikte yeni projesini gösterirken kahkahalar atıyor ve tüm vadide yankılanıyor. Yüzüne tükürmek istiyorsunuz bariz şeytan kılığına girmiş bir kadının. Hiç tanımadığınız birine öfke duyuyorsunuz. Üzülüyorsunuz bir ailenin babasının yaşlandığını fark ettiğiniz üzüntü gibi bu. Kitabı okumadan önce annemle bu konuşma aramızda geçmişti. Son zamanlarda babamın daha erken saatlerde uyuduğunu fark ettim. Annem bana baban yaşlanıyor demişti. Kitapta okuduğum satırların altında ezildim. Bir ailede evin babasının yaşlanması yavaş yavaş bir çağın bittiğinin göstergesiymiş.
Kitapta savaşın toplumun en küçük parçası bir ailede bile yıkımını gösterecek kadar geniş her konuyu ele alıyordu.
Ama en temel konu insanın içindeki iyi-kötü kavramlarını size yeni versiyon Kabil Habil hikayesiyle sunuyor. Kimse iyi ya da kötü değildir aslında. Bir fahişenin oğlu olmak ya da çok merhametli bir babanın evladı olmak. Bu iki insan senin dünyaya gelmene vesile olmuş olabilir ama sen onlarla kalmadın. Seçimler yaptın iyiliğin sonsuzluktan geldiğini kötülüğün ise her devir değiştiğini fark ettin. Annen baban seni sen yapmadı. Sen kendin benliğini buldun.
“Çarpık bir gen ya da kusurlu bir yumurta, fiziksel hilkat garibeleri üretebiliyorsa aynı işleyiş neden kusurlu bir ruh üretemesin?Mesela nasıl ki bir bebek kolsuz doğabiliyorsa bir başkası da merhametsiz ya da vicdan potansiyeli olmadan doğamaz mı? Hatta daha da fenası şudur kollarını bir kazada kaybeden kişi bu eksikliğe alışmak için çok büyük çabalar sarf eder ama kolsuz doğan için durum böyle değildir o sadece onu tuhaf bulan insanlar yüzünden acı çeker öteden beri kolsuz olduğu için bunun eksikliğini çekmez.”
BUNDAN SONRASI SPOİLER İÇERİR
Kitapta beni en çok etkileyen iki yer vardı. Yıllar sonra Dessie' nin kardeşinin yanına evine döndüğünde geride bıraktığı her şeyin sadece anılarında kaldığını fark etmesiydi. Keder ve ölümün her kapıyı aralık bırakışında onu izlemesi. Evin her yerinden babasının kardeşlerinin eski günlerinin sesini duymasıydı. Bunu kimseye anlatamamasının yaşattığı derin acıydı. Diğer bölüm de Tom' un babasını kaybettikten sonra yanlış ilaç verdiği kardeşi Dessie'nin ölümüne sebep olduğu için intihar planı yaptığı bölümdü. Ölmüş babasıyla konuştu ona layık bir evlat olamadığını söyledi. Halbuki Samuel' e göre Tom büyük işler başaracaktı çünkü onda kendi gençliğini görüyordu. Cesur ve centilmence gitti.