Puan vermedi·184 syf.····Okunma: 23 Nisan 2020 12:22 "Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıkta ki iki damla yağı unutmadan" hikayesiyle beni oldukça etkilemiş olan bu esere merakım aslında popüler kültür etkisiyle oldu. Fazla konuşulduğunu görünce başlayanlardanım anlayacağınız. Genel olarak konuşmak gerekirse kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyen birisine önerilebilecek seviyede bir dile sahip, çok zengin bir dil yahut derin felsefeler beklemeyin ama genç dimağlarda hoş bi seda bırakacağına da emin olabilirsiniz. Kitapta genç Sergio'nun "kendi kişisel menkıbesini bulma yolculuğu" na şahit olacaksanız,hayalleri peşinden koşan ve karşısına çıkan tüm zorluklara rağmen yolundan dönmeyen benimde mutlak surette inandığım hayatımıza giren her yeni insandan bir şeyler öğrendiğimize olan inancımı yaşayarak öğrendiği zamanlarda yolculuk yapacaksınız.Benim için en büyük kazanç bu kişisel menkıbe lafzı oldu zira kapitalizmin çarklarında öğütüldüğümüz son yüzyılda insan olarak asıl gayemizden çok uzakta yaşantılara mahkum edildik. Kendi kişisel menkıbelerimizi kovalamak yerine başkalarının menkıbelerine modern kölelik sistemiyle tabii olup, daha çok paranın daha çok konforun eğer kendi menkıbemize hizmet etmiyorsa mutluluk getirmediğini öğrenmemize rağmen bu bataklıkta çırpındıkça boğulan halimizi bana yeniden hatırlattı bu kitap. Genel hatlarıyla sürükleyici ve bazen bu durum sizi yorsa da fazlasıyla öğütlerle dolu. Ha bu arada en kötü ihtimalle başlamadan önce bilmeyenler için nedir bu simyacılık merakıyla lugatınıza bir kelime daha eklemiş olursunuz,denemekten zarar gelmez:)