Puan vermedi·375 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2020 16:54 "Ben Hasan, tartıcıbaşı Muhammed'in oğlu, ben, Giovanni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papanın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrikalı diye anılıyorim, ama Afrikalı değilim, Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı, Zeyyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden, kentten ya da boyan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamında yolculukların en beklenmedik olanı."
diye başlar romanımız ve sizi en sona geldiğinizde yine bu satırlara getirir. Neden bilinmez ama okurken hem kendinizle hem de tam karşınizdakini insanlar konuşuyor gibi olursunuz. Bir yaşama bu kadar hayat nasıl sığar, sorusunu sormadan edemedim; kitabın son satırlarını okuduğumda. Sürgün mü kurtuluş mu, yoksa gezginlik mi olduğunu bilemediğim satırlar beni öylesine etkiledi ki. Zaman zaman Büyük Türk ile ilgili görüşler sizi sevinirse bazen de kızdırsa da başka bir toplumdan ya da toplmusuzun gözünden okumak ilginçti diyebilirim. Kesinlikle okunmalı listeme aldığım bir kitap oldu benim için. Bu arada çevirmenin ne kadar önemli olduğu o kadar açığa çıkıyor ki bu kitapta, o kadar yerinde ve ustaca çevirilmiş ki gerçekten ellerine sağlık Sevim Raşa'nın.