Puan vermedi·258 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2020 22:12 Varoluşundan bu yana, yaban, kendi kuralları ve tüm doğallığı ile, içerisinde barındırdığı tüm canlılarla birlikte zaman yolculuğunda olanca ahengi ve güzelliği ile akıp giderken insan-hayvanın dokunuşu ile farklı kurallar ile baskılandı, baskılandı..
Beyaz Diş bu baskılanmış kurallarla dolu dünyaya yabanda gözlerini açtığında anne tarafıdan 'mühürlüydü'; soyuna annesi tarafından karışmış evcil türdeşleri gibi içgüdülerini, onun gözünde 'insan-tanrı'nın yarattığı uygarlık(!) yasalarına göre törpülemesi istendi, bu ikileme zorlanırken o yaradılışına ters gelen davranışları yapabildiği kadarı ile yaşamasına izin verildi...
Jack London yarattığı 'Beyaz Diş' karakterinde yabandaki bir kurdun hikâyesi ile insan-yaban ve uygarlık arasındaki denkleme müthiş bir inceleme yapmış. Hikâyedeki ana karakter bir kurt olmasına rağmen aslında 'insanı'yargılamış. Daha çok genç okurlara hitap ediyor gibi gözükse de, kendi yarattığımız ve adına uygarlık denen canavarın kirlettiği dünyada, yabanın güzelliklerinin farkına vardırıp, doğayı bir kez daha sevdirmeyi sağlaması açısından herkesin okuması gereken bir kitap. Kitabı okuduğumuzda, yazıldığı yıllar olan 20.nci yüzyıl başlarındaki şartlardan bu güne yabanın gözünde 'insan-tanrı'nın ne kadar ileri gidebileceğini anlamalı ve yaban hayatına verilen tahribatın yeni 'Beyaz Diş'leri doğurmamasını sağlamalıyız. Farkındalık için okunmalı derim..
Bir küçük temenni; bu kitap 1K'nın inceleme bölümündeki 'konu' başlıklarından hangisine konumlandırılabilir ki? 'Doğa' adı altında bir başlığın olması gerekir diye düşünüyorum..