Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 25 Nisan 2020 11:01 Nisan’da okuyup yorum yazmayı ihmal ettiğim kitaplardan biri Yeraltından Notlar. Belli başlı, herkesin okuması gereken klasiklerde eksiklerimi tamamladım Nisan’da. İnsan psikolojisini çözümleme ve tasvir etme konusunda bana göre en başarılı yazar Dostoyevski. Yeraltından Notlar’da da okuyucuyu, insan ruhunun en karanlık dehlizlerinde bir yolculuğa götürüyor adeta. İki bölümden oluşan kitapta, kendi kabuğuna çekilmiş, bir yandan içinde yaşadığı topluma ve bu toplumdaki kişilere öfkeli ve kırgın ama bir yandan da aslında içten içe onların bir parçası, topluma ait hissetme ihtiyacı duyan anlatıcının ruhsal ve zihinsel hezeyanlarını okuyoruz. İlk bölümde, ismi kitapta hiç geçmeyen anlatıcı, içşel konuşmalarını, yeraltını döküyor okura, Dostoyevski’nin deyimiyle insanın aslında ne başkalarına ne de kendine anlatabildiklerini anlatıyor. İkinci bölümde, karakterin ilk bölümde aktardığı yeraltının yaşamına yansımasını geçmişte yaşadığı üç olay üzerinden okuyoruz. Varoluşçuluğun (her ne kadar bir akım olarak o dönem henüz adı zikredilmemiş olsa da) edebiyata ilk yansıması olarak kabul edenler de var romanı ve kuşkusuz Camus ve Sartre başta olmak üzere birçok düşünür ve yazarı etkilemiş bir kitap Yeraltından Notlar. Hem mutlaka herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm hem de çok ama çok severek okuduğum bir kitap oldu. Bu arada, yıllar önce Ankara Devlet Tiyatrosu’nda defalarca oyununu izlemiştim (aslında kitabı ertelememin nedeni de buydu, nitekim okurken çoğu cümleyi hatırladığımı fark ettim ). Murat Çidamlı ayakta alkışlanacak bir performans sergiliyor oyunda, denk gelirseniz kesinlikle gidin ve izleyin.