Oldi

@oldi
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 13:26
“Ergani madeninde 3 yaşında iken bir gün kendime rastladım. Çok karlı bir gündü. Ben sıcak ve buğulu bir camdan karla örtülü bir Bayıra bakıyordum. Sonra kar birdenbire tekrar yağmaya başladı. Çok lezzetli hayranlık içinde kalmışım. Bu anı her Karlı günde hatırlar ve yağışlı beklerim.” (s. 387) “Kendine rastlamak” deyince ne anlıyoruz? Benim hisseme düşen kendini fark etmek, görmek ve tanımaya başlamak. Üç yaşında kişilik ve bilinç kazanmaya başladığını söylüyor şair. Ergani’den 2017’nin Ağustos ayında geçmiştim. Maden’de içimi saran sıkıntı (ruhi daralma) Ergani'de kendini çocukluğuma bırakmıştı. Değişik bir havası ve rengi var şehirlerin bu şehirler ya da kasabalar insanı zamanın bir anına götürüyor. Ergani beni çocukluğumun sıcak mevsimlerindeki yalnızlığıma ve öğle ezanının hissettirdiği yoğun duygulara kadar götürmüştü. Tanpınar’ın kendine rastladığı bu küçük yerde çocukluğuma gitmiş olmak beni ayrıca mutlandırdı. Yaşadığım Gibi okumadan önce Tanpınar’ı daha iyi tanımak için şiirleriyle başlamaya karar vermiştim. Şimdi inceleme yapmadan önce şiirler için yaptığım incelemeyi okudum. Hissiyatımda yanılmamış olmak beni mutlu etti. Özellikle Ahmet Haşim ve Yahya Kemal konusunda. #66240061 Bir arkadaşımın Yahya Kemal ve Tanpınar arasına verdiği malûmatlar beni hepten şaşkınlığa gark etti. Yahya Kemal Tanpınar’ın öğretmeni ve hayat felsefesine etki eden bir insan kısmen Ahmet Haşim de. Yaşadığım Gibi çok çeşitli bir kitap olmuş. Konu zenginliği olan bir kitap. İçinde Deneme, az da olsa Politika, Hatıra, İnceleme gibi türlerde hayata ve sanata dair bir çok şeyi içine almış. Bu sebeple yazarın kişiliğine uygun bir kitap olmuş çünkü Ahmet Hamdi Tanpınar sanatı ve hayatı iç içe yaşayan bir insan. Yani onun hayatında sanatı ve hayatı birbirinden ayırmamız mümkün değil. Yazar bahsettiği konuları zengin Türkçesi derin sanat anlayışıyla yorumluyor. Sanatın birleştirici gücünü kendi hayatına uygulamış, sanattan yapılma bir adamın perspektifinden bakmayı öğreniyorsunuz. Özellikle şehre ve doğaya bakış açınıza manevi derinlik katıyor şair. Tabii burada tek başına derinlik ve incelik yetmiyor Tanpınar’ın sanat ve kültür konusunda muazzam bilgili bir insan olduğunu görüyorum kitapta. Ve zamanı geldiğinde bu bilgileri hatırlaması ve yazılarına aktarabilecek kadar içten işlemesi insanı kendine hayran bırakıyor. Meselâ Fransa’da bir köprünün üstünden geçtiği sırada nehre bakarken, Valery’i hatırlaması ve Valery'in o köprüyle ilgili bir anısını veya mısraını hatırlayıp onun ruh haline dair tahlil yapması gibi. Tanpınar, I Dünya Savaşı, İstiklal Harbi ve II Dünya Savaşı’nı yaşamış bir insan. Dönemin Türkiye üzerinde yarattığı buhran şairin Düşüncelerini de yansımış görünüyor. Şark Kültürü ile yetişmiş olan Tanpınar; sanatta gerileme, vatansız kalma ihtimalinin yaşattığı buhran ile beraber Batı’nın Bilimde ve sanatta kat ettiği mesafeden etkilenmiş görünüyor. Kendini her ne kadar Avrupalı olarak tanımlasa da geçmişinden kopmamış ya da kopamamış görünüyor. Bu durum kitapta politik anlayışı ile kültür anlayışı arasındaki çelişki ya da ikilemle kendini gösteriyor. Sanırım bunun sebebi mânevî dünyasındaki sanatsal derinliğin yanında ilahîyatın olmayışı. Fikir adamlarımızın çoğunda bu durum görünüyor. Tâbî kolay değil koca imparatorluğun ölüm sancısı ile Türkiye’nin doğum sancısı arasında yaşamış olmak. Bu sebeple bir çok fikir adamı yüzünü Garp’a çevirmişken Tanpınar yüzünü Batı’ya çevirmiş olsa da Şark’a sırt çevirmemiş oluşu, geçmişe olan vefası onu sanatta emsalsiz bir yere getirmiş diye düşünüyorum. Tatlı su ile denizin buluştuğu yeri Tanpınar’a benzetirsek yanlış olmaz sanırım. Bu durumun sanatsal zenginliğini iyi kullanmış Tanpınar. Tekrar edersek onu sanatta ileri taşıyan ilahî boşluğuna rağmen Batı hayranlığı karşısında Doğu’ya yani geçmişine duyduğu vefa ve kabulleniş. İnceleme gibi oldu mu bilmiyorum ama Tanpınar’ın ve Yaşadığım Gibi’nin bende oluşturduğu izlenimi aktarmaya çalıştım. Umarım okumak ve tanımak isteyenlere faydalı olabilmişimdir. Selâmlar...
Yaşadığım GibiAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2019523 okunma
··
221 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okurken ne hissettiğini en iyi şekilde anlamaya çalıştım Şu benzetmen de güzeldi onu demeden geçemeyeceğim Dağın karşısindan yankılanan ses gibi ve sonrasındaki sözler Çok begendim Tüm şiirler incelemenide okudum Zaman içinde aldıgin kararları ikisinde de uygulaman gözüme pek guzel geldi Sohbet havasında keyifli bir inceleme olmuş Kendinden bir şeyler katman pek guzel olmuş Bütün şiirler kitabının yorumunu da buraya yapayim Şiir kitapları olunca sözler bazen kifayetsiz kalıyor ve insan direkt yazara odaklanıyor, hissiyatını onun fikirleriyle donatıyor... Pek uzatmak istemiyorum Gerek eleştirdigin yerler olsun gerekse kitaptan yazara doğru kişilik analizlerin olsun pek begendim Bir nevi senin dedigin gibi kitabı okumuş kadar oldum😂 eklesem mi ki... Tanpınarı hiç okumadım vakti ilerisinde düşü düğüm bir yazar Kalemine sağlik diyorum ve gidiyorum
Oldi
Gönderi Sahibi
Çok güzel duyguların, insan insanı hisseder. Şiir incelemeleri hakkında söylediklerin pek güzel. Çok ama çok mutlu etti söylediklerin🌿 Ekle bence 😂
😊🌼🌺🌻🌻
Oldi
Gönderi Sahibi
🌼🌺🌿💕
"Kendine rastlamak"👌 İnceleme için teşekkürler, yüreğinize sağlık☘
Oldi
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim Naime Nur hanım 🌿
👌🏻👏🏻👏🏻
Oldi
Gönderi Sahibi
🙈🍀🤜🏽🤛🏻