"Frankenstein" Kendini Yaratıcının Yerine Koyan Adam
8/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 12:29
Frankenstein deyince popüler kültürde akla gelen ilk şey sinema filmi ve özelinde korku sinemasının efsanevi filmi akla gelir. Bunun temel nedeni Frankenstein'ın erken bir tarihte sinemaya aktarılması ve kitleler tarafından benimsenerek popüler kültürün ikonik bir parçası haline gelmesidir. Birçok kez filmlere konu olan Frankenstein korku sinemasının en başta gelen fenomenlerinden biridir. Frankenstein'ın her şeyden önce edebî bir yapıt olduğu meraklıları dışında neredeyse unutulmuş gibidir. 1818'de Mary Shelley'in şair eşinin adıyla yayınlanan Frankenstein, Faust'tan ve İlahi Komedya'dan etkilenmiş, kendini yaratıcının yerine koyarak ilahi bilgiye ulaştığını zannederek ucube bir varlık yaratmıştır. Bu varlığın kendine zarar vermesiyle aralarında trajik bir mücadele başlar. Bu mücadelenin daha doğrusu ucubenin yaratıcısını rahat bırakmasının tek şartı ona bir eş yaratmasını istemesidir. Frankenstein bunu kabul etmeyince mücadele devam eder ve ucube Frankenstein'ın yakınlarını öldürerek intikamını alır. En sonunda ise Frankenstein da ölür. Frankenstein'ın romanı ile sinema filmleri arasında hiçbir benzerlik olmaması dikkate şayandır. Filmlerde Frankenstein adeta ucube insan azmanı bir varlık olarak tarif edilir bu doğrudur ama Frankenstein aslında canavarın yaratıcısının adıdır. Bu anlamda roman ile filmler birbirine benzemez. Romanda ucubenin zamanla çaba göstererek insanî vasıfları elde etmesi, öldürdüğü kişilere esasında acıdığını belirtmesi filmlerde yer almaz. Üstelik romanın felsefî altyapıya sahip olduğu açıktır. Ebedî bilginin sahibi olmanın, kendini yaratıcının yerine koymanın tehlikeleri üzerine kuruludur roman. Sinema daha pratik sonuçlar amaçladığı ve seyirci üzerinde tesirli olacak ve bunu gişeye yansıtacak içerikler üretmeyi düşündüğü için sinema filmleri romanın aslına sadık kalmamıştır. Frankenstein'ı İletişim Yayınları'ndan okumak ayrıcalık. Nedenine gelince özenli çeviri, kaliteli baskı ve romana dair önsöz ve sonsöz mahiyetinde yazılarla romanın edebiyat tarihindeki yeri ve önemine dair bilgiler verilmiş. Walter Scot'ın 1818 yılında yazdığı tanıtım yazısının kitapta bulunması çok önemlidir. İngiliz dilinin bu büyük yazarının Frankenstein'a bakışını okumak çok önemlidir. Murat Belge'nin tanıtım yazısının bazı yönlerine katılmadığını belirtmeliyim. Mary Shelley'in edebî yönünün kuvvetli olmadığını düşünüyor ki fazla kötümser bir yorum. Zira kitabı okurken tasvirlerden öyle etkilendim ki tasvir edilen yerleri internette buldum ve inceledim. Edebî yönünün kuvvetli oluşuna en önemli kanıtlardan biri de Mary Shelley'in genç yaşta böyle bir eser yazması ve eserin bugüne kadar gelen ve değerinden hiçbir şey kaybetmeyen gücüdür. Frankenstein yayımlandığı 1818 yılından beri değerinden hiçbir şey kaybetmemiş aksine sürekli artan popülaritesi ve kıymeti anlaşılan edebî gücüyle bugüne kadar yazılmış en önemli fantastik roman olma özelliğini koruyor. Filmlerini izleyen okuyucular romanı mutlaka okumalı, aradaki farkı idrak etmelidir. Mutlaka okunmalı...
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İletişim Yayınları · 201721,8bin okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.