·163 syf.····Okunma: 15 Nisan 2020 22:58 Sabahattin Ali'den nefret ediyorum. Kitabı incelemeye geçmeden önce bu kitabı 8 yılda neden bitirdiğimi anlatmak istiyorum. 7.sınıftayken kütüphanede aldığım kitabın 150 sayfasını bir günde okudum ama son 14 sayfaya gelince Sabahattin Ali'nin kitabı nasıl bitirebileceğini hayal edince ondan nefret ettim. Kendi kurgu karakteri olsa bile Raif Efendiye bu kadar acı bir son verebilecek olmasının adil olmadığınından dolayı kitaba devam etmek istemedim.
Bundan sonraki kısım kitabın son 14 sayfası hakkında spoiler içermektedir.
Raif Efendi, ankarada caddede Maria Puder'in akrabası olan Frau van Tiedemann ile karşılaşınca kitabın daha önceden de hissettiğim gibi bir ölümle bitebileceğini hayal ettim ve o satırları ilk okuduğum zamandan 4 ay önce sevdiğim bir insanı kaybettiğim için devam edebilme gücünü kendimde bulamadım ve yazarın kurgu karakterine bu kadar acı çektirebilmesinden nefret ederek kitabı bıraktım.
2. defa kitabı elime almam ise 6 yıl sonra üniversite sınavından sonra sevgilimle kitapçıda hediye kitap bakarken oldu. 6 yıl geçmesine rağmen belki de kitabın yarıda bıraktıran etkisinden dolayı kitabın büyük kısmı aklımdaydı ve bıraktığım yerden kitapçıda kitabı okumaya başladım. Başlarda Alman kadının yanındaki küçük kız ilgimi çekmemişti( yazarın başarısı) ve Raif Efendi son sayfalarda sonunda cesaret edip Alman kadına aşık olduğu kadın Maria Puder hakkında konuşmaya çalışırken Alman kadının "İyi bir ressamdı" cevabı bana Haramiler-Mavi Duvar şarkısının "Maviyi çok seversin" ile başlayıp "Maviyi çok severdin" ile bitirmesini hatırlattı ve Sabahattin Ali'den nefret etmemin yıllar önce ne kadar doğru olduğunu hatırlattı ve son 7 sayfayı okumadan bıraktım kitabı.
2 yıl daha geçti ve bu hikayenin hayatımda yarım kalmasını istemediğim için kitabı tekrar elime aldım ve baştan okumaya başlayarak bitirdim. Sabahattin Ali'den, Raif Efendiyi sevdiğinin yıllar önce öldüğünü öğrenerek yıkılmasını ve acı çekmesini bu kadar ince bir şekilde anlatmasından dolayı nefret etmeyi bekliyordum ama...
Sevdiğinin trajik ölümü, Maria Puder'in hayatının son anlarında bile onu düşünmesi, hayatının aşkından ona kalan en büyük miras ile hayatı boyunca 1 saatten bile az birlikte olabilmesi, ve bu 1 saatin sadece son saniyelerinde bu mirasın ne olduğunu öğrenmesi ve idrak ettikten hemen sonra sevdiğinden yadigar kalan anıları hariç tek şeyin trenle uzaklara doğru bir daha hiç görmemek üzere ama acısı ve özlemi hep kalarak uzaklaşması ile Sabahattin Ali gözlerime bakarak "Benden hayatın boyunca nefret edeceksin" demiş gibi hissettim. Harika bir kitaptı. Anlatımı,kurgusu ve karakterleriyle sadece harika bir kitaptı. Ben sadece 8 yılda kitabı bitirmeme neden olan olaylardan ve Sabahattin Ali'nin kendi kurgu karakterine bu kadar acı çektirebilmesine hakkı olmadığını düşündüğüm için Sabahattin Ali'den nefret ediyorum.