Ne güzel. Çocukluğunun anılarını arkasına rüzgar gibi alanlar bir şekilde çok hızlı büyümezler diye düşünürüm. Bütün hayatın mutluluğu, çocukluktaki iyi güzel arzularımızın yaşam sonuna kadar sürdürülmeye çalışılmasıdır, der bir yazar.
Bibi'miz (Baba bacısı oluyor) bize her gittiğimizde tavuk pilav yapardı. "Hadi çocuklar bahçeden bi tavuk tutun getirin" derdi. Koştururduk tavuk peşinde avluda. Köpek uzun bir zincire bağlıydı. Biz varınca çözülürdü. Giderken şehir çarşısından köyde olmayan şeyler götürürdük, bir de giymediğimiz ayakkabı, elbise felan. Köy kökenli yazarlarımızın eserlerini okurken, bazen bir sayfa otuz anıya denk gelir. Şehirler bir rezalettir orada doğanlar için aslında (köy kent bağlantısını unuttuğunuzda) ve faturası büyüktür.
Çocukluğunu unutmuş birisi (iyi anılardan bahsediyorum) büyüdüğünde bir gol yemiş olur diyerek sözü bağlamak isterim. Bu 1 gol: 0-1 maçı kaybetmek de olabilir.))