Gönderi

KURAN'DA "KADINI DÖVME" MESELESİ (NİSA 34)
Son senelerde çokça tartışılan bir mevzudur, Kuran'da kadını dövme emrinin var olup olmadığı. Nisa 34'deki DaRaBe kelimesinin gerçek anlamını nedir? Eğer modernistlerin iddia ettiği gibi DaRaBe kelimesi vurun/dövün anlamına gelmiyorsa o zaman Kuran'daki DaRaBe kelimelerinden hiçbirinin "vurun/dövün" diye anlaşılmaması gerekir. Eğer Kuran'daki herhangi bir ayette DaRaBe kelimesi "dövün/vurun" dışında bir anlamda anlaşılamıyorsa Nisa 34'deki DaRaBe kelimesinin "vurun/dövün" diye anlaşılmasına Kuran'ın kendisi onay vermiş oluyor demektir. Enfal 50 ve Bakara 73 ayetlerindeki DaRaBe kelimesi nasıl çevrilmiş bir bakalım : "Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak..." (Enfal 50) "Sığırın bir parçasıyla ona vurun" dedik...(Bakara 73) Görüldüğü gibi üstteki iki ayette geçen DaRaBe kelimesini en modernist meal yazarları bile "vurun" diye çevirmiş. İngilizce meallerin de neredeyse hepsi DaRaBe kelimesini "beat/strike/hit" gibi "vurmak" anlamına gelen kelimelerle çevrilmiş. Şimdi "o ayet aslında öyle değil, Arapçada DaRaBe kelimesinin 10 tane farklı manası var, yanlış meallendirilmiş" falan diyerek kıvırmak ne kadar doğru?
Din
·
6 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kuran kesinleşmiş zina suçuna dövme cezası veren bir kitaptır. Böyle bir kitabın, Sadakatsizlikten KUŞKU haline aynı cezayı vermesi bir tutarsızlık olur. Nisa 34''e genel manada bakılırsa öngörülen bir ceza yok, bazı tedbirler vardır. Dayaktan tedbir olmaz ceza olur. Peygamberin hayatı boyunca zina iftirasına maruz kalan eşi de dahil, hiçbir hanımına el kaldırmamıştır.(Böyle bir bilgi hiçbir kaynakta bulunmamaktadır.) Konu ile ilgili Cengiz Özakıncının "Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din" ve Yaşar Nuri Öztürk'ün "İslam nasıl yozlaştırıldı" kaynaklarına başvurabilirsiniz.
Şimdi Bakara 73'te kullanıma bakarsak Vurmak ve dövmek aynı şey mi sorusu ortaya çıkar. Ölüyü dövmek gibi saçmasapan bir anlam çıkıyor. Arapça bilmeye gerek bile yok böyle bir anlam vermek için..
Lynda
Gönderi Sahibi
"Erkeğe, hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz." [Ebu Dâvud, Nikâh 43, (2147)]