Elinize sağlık, güzel bir İzmit öyküsü/anlatısı olmuş::) Bolca tanıdık şey vardı öyküde, önce Serdar Kuzuloğlu'nun podcastine gittim, sonra Mirgün Cabas'a. Fethiye'de nerde kuaför vardı diye düşündüm - çok uzun zaman önce gitmiştim. Grçekten de zihninizin kıvrımlarından çıkartmışsınız hikayeyi, çok da güzel olmuş- resim de cuk oturmuş:) Keyifli -sonu covid olsa da- bir hikayeydi, hemen de bitti uzun olmasına tağmen. Diğer etkinliklere de bekleriz + Bitirrmeden bir de anekdot geçeyim. Öykünüzü okurken twittar'a baktım bir ara, kuaförün kakulunu mahvettiği bir kadın gördüm. Sonra öyküye devam edip de kakulle karşılaşınca bir sarsıldım, nasıl yani modunda. Neyse , güzel olmuş dediğim gibi, teşekkürler katkınız için etkinliğe:)