Göğü Delen Adam kitabı bana göre öyle tek seferde okunup anlaşılacak bir kitap değil. Her seferinde farklı anlamlar çıkarılarak sindirilecek bir kitap. İçindeki yazılar derin manalar taşıyan, hırsa kapılıp giden, tüketmeyi kendisine ilke edinmiş, çağımızın insanının kendisine ilah edindiği ama farkında olmadığı pek çok “modern alışkanlıklar”dan bahsederek sarsıcı mesajlar veren, lise yıllarından itibaren herkesin kesinlikle okuması gerektiğine inandığım bir kitap. İçinde pek çok altını çizdiğim cümle var onlardan bazıları ise şunlar:
••• * “Bizi, ışığı getireceğinize inandırmıştınız, oysa sizin niyetiniz bizi de kendi karanlığınıza çekmekti!”
* “ Avrupa’da para vermeden herkesin yararlanabileceği tek bir şey buldum: Hava. Havanın da, yalnızca unutulduğu için parasız olduğumu sanıyorum.”
* “Sanıyorum ki çok sıkı tuttukları için zaman, ıslak elden kayan yılan gibi akıp gidiyor ellerinden. Zamanın kendisine gelmesini beklemez. Kollarını açıp yakalamak için peşinden koşar. Zamanın huzur içinde güneşin altında serilmesini kıskanır, ister ki hep yakınında olsun, şarkı söylesin iki laf etsin. Oysa zaman sessiz ve uysaldır, huzur ister, güneşin altında döşeğine uzanıp yatmak ister. Papalagi zamanı tanıyamadı, anlayamadı. Bu yüzden kaba gelenekleriyle hor kullanıyor onu.” •••