·240 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2020 18:18 Bir çark kurulmuş;
“Bu çarkın gerisinde kimler var biliyor musun? Bilmiyorsun elbette. Ben de bilmiyorum.”
Oysaki bu çarkı besleyenler de yutulanlar da aynı kişiler. “Bir görünen bir daha görünmüyor, biri geliyor biri gidiyor.” Önemli olan tek şey hasılatın artması ve çarkın sürekli dönmesi, bu nasıl yapılırsa yapılsın çünkü öyle isteniyor, vicdanlar satılık.
Kitabın başlarında kadınları, çocukları yutan bir dünyadan bahsediliyor ve Güldiyar’ın da derdi ekleniyor. Sonra Güldiyar tüm öldürülen kadınların ve çocukların sessizliği oluyor. Dökülen yaşlar taşa dönüşüyor, dert olup dibinde kalıyor, ne annesi atabiliyor ne de babası. Sonra yaşayanların şuursuz merakı başlıyor, çünkü insan demek için varoluşsal bir bilinç gerekiyor. Bakışlarındaki körlüğü, ruhlarındaki boşluğu evin avlusuna her günün sabahında toplanıyor ve eziyet etmekten besleniyor. Öldürmeden kanatmaktan ve ağlatmaktan geçiniyor.
“Siz yaşayanlar çok tuhafsınız.”
İnsanlar girip çıktıkça sinir olacaksınız ve onların kayıtsız kalışları her seferinde hayrete düşürecek ancak siz de tıpkı onlar gibi seyirci kalacaksınız, bir çekirdeğiniz eksik kalacak.
Güldiyarlar da dile getiremediği şeylerin içinde uğunup kalacak.