Evet bir Sabahattin Ali efsanesi ile daha karşınızdayım. Etkisinde bırakan, kolay kolay hafızadan silinmeyen karakterleri olan bir muhteşem kitap daha. 1940'larda yaşanan olaylar, aslında çok fazla olay bulunmayan fakat etkileyici ve bir o kadar vurucu cümleleriyle sizi tesiri altına alacak bir eser. 20 yaşlarda birbirine vurulan, belkide vurulduğunu zanneden iki genç. Ve gençlerin de içinde bulunduğu dönemin kendini siyasetçi zanneden düşünürleri.
Ömer, özünde ne kadar iyi bir insan bile olsa etrafının etkisiyle çok çabuk fikir değiştirecek, çok çabuk bir kararla birinin fikrine, peşine takılacak bir insan. Bu yüzdendir belkide Macideyi tam anlamıyla kabul edemeyişi, kabul etse bile anlam veremeyişi.
Macide, saf, güzel daha 20sinde alımlı bir genç. Belkide bu zamana kadar aşk, sevgi nedir görüp bilmediği için, karşısına çıkan ilk insana güvendi, aşık olduğunu zannetti.
Sabahattin Ali bizlere diğer kitaplarında olduğu harika bir eser bırakmış. Ben de çook beğendim ve nacizane kendi fikirlerimle yorumumı bıraktım. Okuyanlara, okumak isteyenlere selam olsun! İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali