“Üslubun kimliğindir” diyordu Cemil Meriç bir makalesinde...
Kimliğin , kim olduğun, neye hizmet ettiğin, neyi aradığın ve neye talip olduğun meselesi.
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun” (s.a.v)
Bu kadar önemliyken susmak önemli o kadar konuşmak.
Peki dilin afetleri nelerdir?
Her şeyden evvel, zikirle ve ilimle sarfedilmesi gereken zamanı ziyan eden her söz , bizi helak olmaya sürükleyen kırık dökük bir tekne, üstelik durmadan gıybetle, riya ile, yalan ile bu tekne yara alıp derinlere gömülmekte.
YALAN biz doğruluğun neresindeyiz?
RİYA durmadan yücelttiğimiz yüksek hasletlerimiz ...
GIYBET hazmedilemeyenlerin boşaltıldığı zihin çöplüğü...
KÜFÜR “küfredene dahi beddua etmeyin , lanetlemeyin, çünkü o geleceğin iman edenlerinden biri olur da siz küfre dolarsınız”
Susmak belki de konuşmanın şehzadesidir.
Zira susmak, eksilmeden yürümektir Mevla’ya. Dilin Afetleriİmam Gazali