Puan vermedi·175 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 16:20
49 numaralı parçanın nidası.. Ben açıkçası, önce kitabın adının müzikal bir terim olduğunu düşündüm. Ancak öğrendim ki müzayedelerde "nida etmek" tabiri kullanılırmış. 49 numaralı parça da müzik değil, müzayedede satışa sunulan şey(miş) Eveett.. Pinçınların Tamıs, yaktın beynimi. Gerçekten beynim yandı. Thurn - Taxis - Trystero - ATIK - Ulağın Trajedisi - Oedipa - LSD... Psikiyatrist, eşi ve Oedipa sahnelerinde Fringe dizisine gitmedim değil, Walter Bishop hayranlığım depreşti ki sormayın. Öyle severdim öyle severdim ki Dr Bishop'u.. Gelelim kitap ve yazar hakkındaki yorumlarıma... Öyle değişik bir kitap ki kopma lüksünüz falan yok. Her an tetikte, ipin ucunu bırakmadan takipte okuma istiyor. İşte Oedipa Maas ana karaktere eski sevgilisinden miras kalıyor, sonra o miras araştırmaları onu farklı tecrübelerle itiyor. Kocası denen sayko radyo programcısı. LSD kullanıcısı. Oedipa da psikolojik sorunlar yaşadığı için aslında bir psikiyatrı var. O da tam çizmiş biri: Dr. Hilarius... Aşırı yükleme sonucunda şiddetli error verip yakapaça alınıyor nitekim. Oedipa bu veraset meselesi dolayısıyla yaşadığı tecrübeler boyunca tedavisine ara veriyor. İlaçlarını almıyor. Kanımca gerçeklik algısını da ara sıra yitiriyor. Özellikle birkaç yerde kendi de farkına varıyor olsa gerek bi yerde adamın birine sarılıp gerçek mi diye de yokluyor. Adamın gözyaşlarını hissedince gerçekliğe geri dönüş yaşıyor. Nihayetinde Ulağın Trajedisi ve bu oyunda geçen çoğu sahnede de Oedipa kendini kaybetmiş diye düşünüyorum. Öyle hissediyorum. Değilse de tümden kafayı tırlatmışlar, tırlatmışızdır sorun değil. Ben zaten bi süre şöyleyken böyle oldu, yok yok aslında böyleydi zatenlerle kendi içimde tartışacağım kitabı. Hatta bi ara dönüp Ulağın Trajedisi bölümünü yeniden okumak istedim. Nitekim okumadım. Ayrıca Maxwell'in Cini diye de ya kadını yediler ya da bu da tamamen hayal ürünüydü. Sözelci olmama müteakip oturup "entropi", "termodinamik" gibi terimleri de araştırdım, e bahsi geçen cin nedir ne değildir nasıl etkileşime girer bakmak gerekti. Ayrıca bazı yerlerinde açıkçası sübliminal mesajlar olduğuna yemin edebilirim ama ispatlayamam "Kişi içerdeyse güvende, dışarıdaysa yitikti." (Bkz. Sayfa 120) "... Trystero'nun yeraltı devletinde de yansımasını bulmalıydı." (syf. 152) "Hasetçi Alman prenslerinin yol açtığı anarşi..." (syf. 153) "muhafazakar görüş sadece muhalefette kalarak devam etmeye özen gösteriyordu." Falan da filan işte. Bir de "yılların yivlerini gıcırdatmak" nedir ya, nasıl güzel bir kafa böylesine güzel tanımlama yapabilir? Bu ve bunun gibi efsane söz öbeklerine rastladım. Ancak en beğendiğimi yazmak istediğim için bunu not aldım. Yılların yivlerini gıcırdatmak... Sürekli sesli söyleyeceğim. Öylesine etkileyici. Her paragrafı sonmuş gibi açıyorum ama söyleyeceğim bir şey daha var. Aklıma gelmişken yazayım. Bence kitabın 149. Sayfası da özel. Burda da bi mesaj var gibi geldi bana. Pullar, koleksiyonlar, Trystero, Thurn ve Taxis, Ulağın Trajedisi, Oedipa, Dr. Hilarius, Mucho, Metzger, Inverarity, Bebek Igor, ha bir de bebek igor diyince aklıma geldi. Pardon ama Çanakkale'de siz kimköpeksiniz de Türklere meydan okuyorsunuz aklınız sıra... Neyse, aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor... Idle oldum tam şuan. Sevgiler
49 Numaralı Parçanın NidasıThomas Pynchon · İthaki Yayınları · 2018268 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.