Puan vermedi·479 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2020 05:02 1.Dünya savaşı yılları Akşehir ele alınarak anlatılmış, Romanın kahramanı Küçük Ağa, aslında Mehmet Reşit, çok iyi bir medrese eğitimi almış İstanbullu Hoca'dır. İleride yakın arkadaşı olacağı Salih, sağ kolunu Yemen'de bırakıp Akşehire dönen bir Osmanlı askeridir. Bu hadiseden sonra pskilojisi bozulan salih küçüklük arkadaşı Rum Niko ile takılmaya başlar, bundan dolayı ahali Salihe kızgın ve Öflelidir, bir gün Salih gerçekleri anlar ve çocukluk arkadaşıyla yollarını ayırır ve Milli Mücadelede yer almak için kendisini ispat etmeye başlar. Bu süreç devam ederken İstanbullu hoca hakkında bir hüküm çıkar ve hoca kaçmak zorunda kalır, kaçtığı gün eşi doğum yapmıştır oğlunu ve eşini Akşehirde bırakıp Çakırsaraylının yanında devam eder, burada işlerin farklı gittiğini anlayan Küçük Ağa Milli Mücadeleye katılamanın vatanı için daha sağlıklı olduğuna kanaat getirir ve Kuva-yı Milliye katılır ve Kuva-yı Milliye için büyük başarılar gösterir ve Çerkez Ethem ve Kardeşlerininde güvenini kazanır. Ancak daha sonra Ethemin Kuva-yı Milliye için zararlı olmaya başladığını görür ve bir kaç akıl oyunları ile Ethemi engeller. Bu sırada aklı emine de olan Hoca, Salihi Ethemin kardeşi Tevfik beyden izin alarak Akşehire gönderir aklında ki Çerkez Ethemin Kuva-yı Milliye için zararlı olduğunu, Kuva-yı Milliye nin temsilcisi Haydar beye iletmektir ayrıca Salihin eşi emineden ve çocuğu mehmetten haber getirmesidir... Akşehire giden Salih durumu bildirir ve hocanın eşi hakkında fark ettirmeden haber almaya çalışır,, İstanbullu hoca nın öldüğüne dair haber geldiğinden dolayı Emine ye sahip çıksın diye, kendisine ve çocuklarına da baksın diye kendisinden yaşca büyük biri ile evlendirildiğini öğrenen salih bunları hocaya demeye yüzü olmadığı için üzülerek Akşehirden uzaklaşır. Salih ten haber almayan Küçük Ağa hep Salihin yolunu gözler bir süre sonra rüyalarında bile yer almaya başlar..
Zaman içinde Küçük Ağa ya Garp Cephesi Karargahı olan Akşehir yolu gözükür. Burada Emine den haber Alır, oğlu Mehmet ile tanışır. Emine nin hasta olmasından dolayı elinden geleni yaparak Doktor Haydar beyi Akşehire çağırır, Emine herşeyin farkındadır ve Doktora Mehmeti babasına ver der. Bir cuma sabahı emine Hakkın rahmetine kavuşur. Bu durum üzerine Küçük Ağa Ankara ya gider.. Mutluluk onun için sadece hatıradır artık..
Hüzün mutluluğun ikinci adıydı artık....
Lise zamanlarında okuduğum bir kitaptı daha sonra yeniden okumak istedim, bazen kendime çeksede bazen itti kendinden belkide dili bana ağır geldiği için olabilir yalnız yazar bu kitapta olaya bir de Çerkez Ethem tarafından bakıp onun dünyasını anlamamızı istemiş onun kendisini ifade etmesini sağlamış.. Gerçekliği anlatan bir kitap, sonlara doğru bazen sıkılsam da merak uyandıran konular olduğu için hemen topladım kendimi.. Okumanızı tavsiye ederim