Gönderi

9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2020 18:10
Kitap 1968 yılı ve sonrasında geçiyor. SSCB, "Prag Baharı" ile çalkalanan Çekoslavakya’ya müdahale ediyor. Kitabın bir yüzü, insanlığa mutluluk getirmek amacıyla yüce bir idealin çevresinde oluşan bir hareketin, nasıl mecrasından kopup kıyıcılaştığının anlatımı bence. Bu yönüyle Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” ve “Cengizhan’a Küsen Bulut” romanlarına çok benzer duygular uyandırdı bende. Amaçlanan ne olursa olsun, güce sahip olanların yozlaştığı ve adaletten uzaklaştığı, totaliterliğin amaç ne olursa olsun çok acı sonuçlar doğurduğunu düşündüm. Anlattığım bu düşünce kitabın ana teması değil tabii. Tomas, Tereza, Sabina ve Franz adlı dört karakter arasındaki çapraşık ilişkilerle, aşka, dostluğa, cinselliğe- o zamanın ölçüleri ile cesur ve sıradışı- yaklaşımları aktarıyor. Aslında Nietzscshe’nin sonsuz döngü kuramı ile başlayıp, hayatı bir döngü olarak tanımlıyor, “bir kez yaşanan bir şey hiç yaşanmamıştır, öyleyse hayatı da hiç yaşamamış sayılırız belki de” şeklinde bir anlayıştan hareketle aslında sonsuzluğun ortasında bir an, sağanak yağmurun altında sadece bir damla kadar yer tutan yaşamlarımızın sorgulamasını da yaptırıyor bize. Kitabı bir solukta bitirdim. Son derece akıcı ve keyif verici ama bir o kadar da düşündürücü. Okuyan herkeste farklı düşünceler ve duygular yaratacak türden bir eser olduğunu söyleyebilirim. İyi okumalar.
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.