Lev Tolstoy'u anlatmaya gerek yok. Keyifli okumalar.
28 bölüme ayrılan romandaki olaylar bir tren kompartımanında geçiyor. Roman, başkahramanı Pozdnışev adlı bir asilzadenin yolculuk esnasında ismini bilmediğimiz anlatıcıya anlattığı bölümlerce olaylardan oluşuyor. Anlatıcının olay akışındaki etkisi çok az, Pozdnışev'le olan diyaloglarında (ki buna diyalog denmez) nadiren söze karışıyor, bazen birkaç soru ya soruyor ya sormuyor. Roman; sonuna kadar Pozdnışev'in ağzından anlatılan itiraf niteliğindeki olaylarla devam ediyor.
Pozdnışev, uçarı bir gençlik döneminden sonra evlenir. Fiziksel olarak çok beğendiği karısıyla arasındaki sıkıntılar daha balayında başlıyor. Pozdnışev, balayının güzel geçmesi için ne kadar uğraşsa da iyi bir sonuç alamıyor. Birtakım münakaşalar ve kavgalardan sonra balayının her anını utanç verici, iğrenç ve sıkıcı buluyor.
Karı-koca arasındaki kavgalar, tartışmalar ilerleyen günlerde şiddetli bir şekilde devam eder. Çocuklarının olması da ilişkilerini iyileştirmez; aksine çocuklar, yeni kavgaların bahanesi olurlar. Çocuklar daha doğdukları günden başlayarak daha da artarak anlaşmazlık ve kavga konusu olurlar.
Daha sonra olaya bir kemancı olan Truhaçevskiy adındaki bir adam dahil olur. Bu adam genç bir müzisyendir ve Pozdnışev'in karısına ders vermek için evlerine gelir. İlerleyen günlerde evde verecekleri bir davet için Beethoven'un ünlü Kreutzer Sonat'ını çalışırlar.
Bu arada esere adını veren Kreutzer Sonat, Ludwig Van Beethoven'ın la majör, 9 numaralı, op.47 keman ve piyano sonatının adıdır. Karısının kendisini bu genç müzisyenle aldattığını düşünen Pozdnışev sonunda bir kıskançlık krizine girerek karısını öldürür. Aslında eser, Pozdnışev'in anlatıcıya "itiraf" niteliğindeki bu açıklamalarından ibaret.