Kıskançlık, aşk, ihanet... ve kıskançlığın, intikam arzusunun getirdiği yıkımlar. Okurken yer yer Zehra'ya hak veriyorsunuz fakat bir yandan da yaptığının yanlış olduğunu değerlendiriyorsunuz. Suphi'yi zaten boğasın geliyor. Yazar natüralist tarzda veriyor bu gelişmeleri. Bu yönüyle Ahmet Mithat Efendi'nin Henüz On Yedi Yaşında romanı, intikam için Monte Cristo Kontu( Hatta bu romana gönderme yapılıyor), hayat kadınlığının, geçici zevklere uğramanın bedeli de Emile Zola'nin Nana'sını hatırlattı bana.
Eseri özetleyen cümleler şunlardı bence : Zehra: ''Kadın gönlüyle şaka olmaz. Kadınların gönlü oyuncak değildir.'' Bu yönüyle bile sadece o döneme ait değil bu döneme ait de çokça dersler çıkarılabilir. Vesselam. Kitapla kalın...