·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mayıs 2020 13:21 Yaşar Kemal’in ütopik sayılabilecek bir eseri de diyebiliriz. Aslında romanın kahramanları filler, karıncalar ve hüdhüd kuşu olsa da bu kahramanların temsil ettiği gerçek dünyadaki yansımaları ise şöyledir: Filler zorbaları, karıncalar mazlumları hüdhüd kuşları ise bir nevi zorbalara yalakalık ve kulluk yapanları andırmaktadır.
Hüdhüd kuşu filler sultanına bir gün gelip yeryüzündeki en çalışkan hayvanlar olan karıncaları ispiyonlayarak onları kullanmayı ve sömürmeyi söylemiştir. Ve tabii hikâye de böylece başlar.
Yazar tabii bu romanda gerçek dünyaya birçok atıflarda bulunur. Karıncalar fillerin ilk saldırılarından sonra hemen bir ümitsizliğe kapılırlar. Fillere daha sonra köle olmayı kabul ederler ve fillerin her istediklerini yaparlar ama içlerinden bir tanesi buna karşı çıkar. Bu Kırmızı Sakallı Topal Karınca’dır. Fakat her ne kadar karşı çıkmaya çalışsa da bu karınca içlerinde hainlerin (sarıca karıncalar) olduğunu bilir.
Filler her ne kadar diktatörlük yapsalar da filler sultanı da eni sonu devrileceğini bildiğinden iktidarda kalmak için karıncaların dillerini unutturmaya, onlara da aslında çok çalışırlarsa bir gün birer fil olacakları yalanını atmaya ve türlü türlü benliklerini unutturarak aslında karıncaların karınca olmadıklarını kabul ettirmeye çalışmıştır.
Bazen karıncaları tembelliğe alıştırarak (tüketici toplum) bir kuru ekmeğe muhtaç ettirerek emri altına almıştır. Bazen de ölümle tehdit ederek haddinden fazla çalıştırmıştır ama yine de bu çalışmaların ürünlerine el koymuştur tabiiki de :)
Ve gaddar filler sultanı karıncaların elinden sevgilerini almıştır. Çünkü sultan sevginin olduğu yerde bireyciliğin olmadığını, kenetlenmenin olduğunu ve bundan hareketle birlikte ortak akılcı hareketin çok küçük bir topluluk olan karıncaların bile birlik olduklarında kendisini devirebilecek güçlere sahip olduklarını bilmektedir.
Bu eserin reklamının iyice yapılmış olmaması ve popüler kültürün de bu kitaba yönelmemiş olması kitabın hak ettiği değeri bulamamasına neden olmuştur.