Puan vermedi·68 syf.····Okunma: 17 Mayıs 2020 14:40 Felsefe’nin geliştiği coğrafyalar göz önünde bulundurulduğunda; refahın ve düşünmek için fazlaca vaktin olduğu gerçeği ortaya çıkacaktır.
Ancak kitaptaki önemsiz kişilerce yapılmış felsefe vurgusu kişilerin, kendi yaşamları ve kişisel meseleleri dışında pek çok konuyu küçümsemesi ve bunun üzerine pek çok fikir üretmesi gerekçesiyle yapılmış olup sözün özü “kendi başlarına gelmedikçe” problemleri gerçek zeminde ele alamayacakları açıklanmaya çalışılmıştır.
Bunun yanı sıra alışılmış ve kanıksanmış yaşam tarzındaki pürüzleri gözler önüne seren herkese “deli” gözüyle bakıldığı yansıtılarak, toplumların yanlışı benimsedikten sonra doğruya veya menfaatleriyle çakışan ufacık bir farklılığa tam anlamıyla düşman oldukları sergilenmiştir.
Özetle kimse yaşamadığı bir olay hakkında gerçek zeminde fikir üretemeyeceği gibi çoğunluğu düşünmeyen toplumun, düşünebilenleri istedikleri statüye sokması an meselesidir.