Puan vermedi·575 syf.····Okunma: 17 Mayıs 2020 13:32 Faust, Goethe’nin altmış(60) yılına mal olmuş bir ömür tragedyasıdır. Yirmili yaşlarda yazmaya başladığı eseri kendisiyle beraber büyümüş, olgunlaşmış ve yaşlanmıştır. Elimizden geldiğince okuyucuya içerikle ilgili çok ipucu vermeden bu emeğin meyvesi üzerinde durmaya çalışacağız.
Elimdeki baskı Doğu Batı Yayınlarının tam metin baskısıdır. Bundan dolayı incelememi de bu baskı temelli yapacağım. Öncelikle kitabın sekizinci baskısı için hazırlanan kapak, iki ayrı ressamın çiziminin bir zemin üzerinde birleşmesinden oluşuyor. Kitabın kapağı mistik bir yolculuğun antik patikasına açılan kapıyı başarılı bir şekilde betimlemek için tasarlanmış. Kitabın ön sözü kitabın çevirmeni İclal CANKOREL tarafından yazılmış. Faust için yazılabilecek en iyi ön sözlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ön söz, kitabın içeriği ve anlaşılması açısından rehber olacak şekilde tasarlanmış. Çevirmenin kitabın okunmasını kolaylaştıran katkısı ön sözle de sınırlı kalmamış. Faust içerisinde okuyucunun bilmesi gereken bilgiler titizlikle hazırlanmış ve dipnot olarak gerekli sayfaların altında belirtilmiş. Titiz bir çeviriyle karşılaştığımız söylenebilir. Yayıneviyle ilgili tek olumsuz yan ise baskı için kullandığı kağıt olabilir. Okuduğunuz yaprağın zemininde bir arka yaprağın sözcükleri beliriyor. Bu da kitabı okurken gözü yoruyor. Yayınevi çeviri kalitesi ve metni bu şekilde gölgelememek adına bu durumu ele alıp düzeltmeli.
Faust’un içeriğine gelirsek. Faust, iki ayrı bölümden müteşekkil olarak yazılmış. Faust I biraz daha anlaşılır ve arayışta olan bir ruhun Tanrı’nın izniyle şeytanla anlaşması üzerinde durulmuş. Şeytan yani Mephisto ile anlaşan Faust, sırasıyla içki ortamına girme, yaşlılığın ağırlığı üzerine büyü ile otuz sene gençleşme, zina, cinayet evrelerini yaşar. Bizde ki tasavvuf fikrinin Hristiyan dünyasındaki karşılığı olarak kendini sorgulayan ten ve tini ayrı hareket eden bir Faust görüyoruz.
Faust II’de ise Goethe artık bambaşka bir dünyanın içerisini yansıtır. Antik dönem, mitoloji, karakterlerin başka şekillere bürünmesi gibi eseri katmanlaştıran pek çok şey ekler. Mantık aynı kalsa da anlatış tarzı ve karakterler sürekli değişkenlik gösterir. Bu kısımda hükümetler ve din adamlarına eleştiri had safhaya ulaşmıştır. Goethe, lafını esirgemez. Faust II’de oluşturulan Antik Yunan dünyasında Mephisto’nun gücü işlemez ve tam bir düş ile gerçek arasındaki git geller tregedyaya hakim olur. Burada Goethe’nin entelektüel birikiminin boyutlarını da rahatlıkla görüyoruz. Üst seviyede bir mitoloji ve tarih bilgisine sahip olduğunu her karakterde ve her cümlede hissedebilirsiniz. Burada çevirmenin inisiyatifiyle vermiş olduğu dipnotlar derin bir kültür birikimine sahip olmayan okuyucuların çok işine yarayacaktır.
Faust’un ruhunun melekler tarafından kurtarılmasıyla sonlanan eser; döneminin ve insanlığın iyi bir taşlaması, Faust üzerinden kişisel arayışın topluma yansıyan bir sonucudur….