Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’yu okumak benzersiz bir deneyim oldu benim için. Daha önce bunun gibi bir kitap okumamıştım. Bu kitap neyi mi anlatıyor… Italo Calvino’nun yeni romanını okumak için oturuyorsun. Otuz sayfa kadar okuduktan sonra bir baskı hatası nedeniyle kitabın başa tekrar döndüğünü fark ediyorsun oysa ki olaylar ilgini çekmeye başlamıştı bile. Hayal kırıklığı ve öfkeyle kitabı aldığın yere geri gidiyorsun ve orada hikayenin diğer okuyucusu Ludmilla ile tanışıyorsun. Böylelikle, başladığınız kitabın eksik sayfalarını bulmaya çalışırken bitmemiş romanlarla olan yolculuğunuz başlıyor. Her bölüm iki parçadan oluşuyor: biri, romanın geri kalanını bulmaya çalışırken başka bir romanı bulmanızla ve diğeri ise bulduğunuz romanın başlangıcı oluyor. Konu hakkında daha fazla şey söylemek yararsız olur.
Calvino oturduğunuz yerden sizi yakalıyor ve hikayenin tam ortasına yerleştiriyor. Farkına varmadan kendinizi okuyucuların okuma şekli ve yazardan ne bekledikleri; yazarın okuyuculardan ne beklediği ve daha pek çok şey hakkında ince bir network ağına karışmış buluyorsunuz. Çok geçmeden, hikayenin ne olacağına değil, okumak uğruna ve hikayenin kendisinde ne olduğunu okuduğunuzu anlıyorsunuz. Belki de bahsettiğim şeyler Calvino'nun dünyasına girdiğinizde sizin için daha anlamlı olacaktır.
Kolay okumalık bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ama ilginç bir kitap çünkü daha önce bunun gibi bir anlatım şekli olan kitabı okumamışsınızdır. Bu kitabı okuduktan sonra başka kitapları okurken başlangıç kısımlarına daha çok dikkat etmem gerektiğini anladım.
İncelememi okuduğunuz için teşekkürler. İyi okumalar:)